
Celal ÇETİN
Washington merkezli askeri analiz dergisi The National Interest’te (NI) yayınlanan bir makalede, Rusya ve ABD’nin dünyayı etki alanlarına ayırıp bunlara uymaları halinde aralarındaki ilişkilerde olan gerilim derecesini düşürebilecekleri önerisinde bulunuldu. Bu öneri, “ABD ve Rusya dünyayı paylaşıyor mu?” sorusuna yeni bir anlam kazandırıyor.
Amerikalı siyaset bilimci Ted Galen Carpenter, NI için kaleme aldığı makalede, Rusya ve ABD’nin dünyayı etki alanlarına ayırıp bunlara uymaları halinde aralarındaki ilişkilerde olan gerilim derecesini düşürebileceklerini yazdı.
‘MADURO’YA DESTEK VEREN MOSKOVA ADETA MONROE DOKTRİNİNE MEYDAN OKUYOR’
ABD’nin Rusya’nın Venezüella’nın meşru liderine verdiği destekten büyük bir memnuniyetsizlik duyduğu belirtilen yazıda, Nicolas Maduro’nun bu destek olmadan iktidarda kalamayacağı savunuldu. Washington’un (ABD Başkanı James Monroe’nin 1823’te Kongre’ye sunduğu ve ABD’nin 150 yıllık dış politika çizgilerini belirleyen) Monroe Doktrini’nin duyurulmasından bu yana tüm Batı yarımküreyi etkisi altında tutmaya çalıştığı kaydedilen makalede, Moskova’nınsa eylemleriyle adeta bu doktrine meydan okuduğu ileri sürüldü.
‘ABD RUSYA’NIN ETKİ ALANINA DAHA GENİŞ ÇAPTA MÜDAHALE EDİYOR’
Ancak ABD’nin Rusya’nın etki alanlarına çok daha büyük çapta müdahale ettiğini hatırlatan Carpenter, NATO üyesi olan Baltık ülkelerini ve ‘İttifak’a üye olması teklif edilen’ Ukrayna ve Gürcistan’ı örnek gösterdi, ayrıca Doğu Avrupa ve Karadeniz’de askeri tatbikatların artışına ve Rusya’nın etrafındaki Amerikan askerlerinin sayısının çoğalmasına dikkat çekti.
Moskova’nın Maduro’ya verdiği desteğin, NATO’nun genişleme politikasına ve ABD’nin Avrupa’da yaptıklarına bir tür karşılık olduğu vurgulanan yazıda, tarafların arasında uzlaşmaya varılmasını sağlayacak bir senaryo önerildi.
‘ABD UKRAYNA VE GÜRCİSTAN’IN NATO ÜYELİĞİ İÇİN ÇABALAMASIN, DOĞU AVRUPA VE KARADENİZ’DEKİ ASKERİ VARLIĞINI GENİŞLETMESİN’
Tarafların etki alanlarını bölmesi gerektiği görüşünü ortaya atan Carpenter, ABD’nin Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO’ya alınması için çabalamayacaklarını göstermeleri, ayrıca Kiev ve Tiflis’le her türlü askeri bağları sonlandırmaları ve Doğu Avrupa’yla Karadeniz’de askerlerini konuşlandırmaya son vermeleri gerektiğini savundu.
MOSKOVA VENEZÜELLA VE KÜBA’YA DESTEĞİNE SON VERSİN, NİKARAGUA İLE TEMASLARI DONDURSUN’
“Washington bu bölgede Rusya’nın etki alanına uyma konusunda istekli olduğunu göstermeli” diyen yazar, Moskova’nınsa Venezüella ve Küba’ya verdiği desteği kesmesi, ayrıca Nikaragua’daki solcu hükümetle tüm temasları sonlandırması, diğer bir deyişle Batı yarımküredeki varlığını genişletmeye bir son vermesi gerektiğini ifade etti.
Carpenter, sonuç olarak bu planın uygulanabilmesi amacıyla, ‘etki alanı’ kavramının uluslararası ilişkilerde büyük rol oynadığı için Amerikalı politikacıların bu konuda daha fazla ‘gerçekçi olmaları’ gerektiğini, ancak ABD’nin farklı başkanların yönetiminde bu ilkeyi sürekli olarak ihlal ettiklerini ve bunun dünya çapındaki gerilim derecesinin artmasına neden olduğunu vurguladı.
PUTİN-POMPEO GÖRÜŞMESİ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo görüşmesinin ardından umutlu açıklamalar yapıldı.
Putin, Rus-Amerikan ilişkilerinin yeniden iyileşmesini umduğunu belirterek; “Bildiğiniz üzere birkaç gün önce ABD Başkanı ile telefonda görüşmekten memnuniyet duydum, Başkan (Trump’ın) Rus-Amerikan ilişkilerinin, temasların, karşılıklı ilgi alanımızdaki konuları ortaklaşa çözmenin eski düzeye getirilmesini istediği izlenimi oluştu. Biz de birçok kez, ilişkileri tam formatlı olarak iyileştirmek istediğimizi birçok kez ifade ettik, şu anda bunun için gerekli şartların oluştuğunu umuyorum” dedi.
Rusya ve ABD’nin enerji piyasalarındaki istikrar ile ilgili konularda diyalog sağlayabileceğini söyleyen Putin, şöyle konuştu:
“ABD’nin en büyük petrol üreticisi olduğunu biliyoruz, bu nedenle dünya enerji piyasalarındaki istikrar açısından görüşecek konularımız var. Ekonomi alanında olası işbirliği yapılabilecek farklı yönler de mevcut. Tüm bunları görüşmemizde ele alacağımızı umuyorum” diyen Putin, şöyle devam etti: “Biz Kuzey Kore, Afganistan konusunda, ayrıca diğer konularda işbirliği yapabiliriz, ayrıca stratejik diyaloğu hakkında da görüşebiliriz. Bundan tüm dünyanın kazançlı çıkabileceği şekilde tüm bu konuları sizlerle ele alabileceğimizi umarım.”
Rusya ile ABD’nin Venezüela ve Ukrayna (Kırım) konusunda anlaştıkları iddiaları dile getiriliyor. Ukrayna ile uzlaşma ve Kırım’ın Putin için Venezüela Devlet Başkanı Maduro’dan daha önemli ve kıymetli olduğu biliniyor.