Neler Oluyor

ABD’NİN KARADENİZ PLANI GÖRÜNENDEN BÜYÜK

By Aralık 25, 2019 Mart 23rd, 2021 No Comments

ABD müesses nizamı, varlık sebebini sürdürebilmek için Çin ve Rusya gibi en güçlü rakipleri ile varlık-yokluk savaşına girdi. NATO üzerinden devam eden bu savaşta asıl amaç, Rusya’yı kuşatmak. Bunun yolu, bir türlü giremediği Karadeniz’e girerek kalıcı olmak. Özellikle Rus füzelerine karşı geliştirdiği füze kalkanı sistemini Karadeniz’de aktif hale getirmek.

Celal ÇETİN

Füze kalkanı projesi ilk olarak NATO’nun 2-4 Nisan 2008 Bükreş zirvesinde kararlaştırıldı. 17 Mayıs 2010’da hazırlanan, “NATO 2020: Assured Security; Dynamic Engagement, Analysis and Recommendations of the Group of Experts on a New Strategic Concept for NATO” raporunda Avrupa-Atlantik bölgesine yapılacak balistik füze saldırısına karşı bir füze savunma sistemi kurulması” önerildi. Bu raporda balistik füze tehdidinin İran’dan geleceği açıkça ifade edilmiştir.

ABD-NATO tarafından Türkiye’ye yerleştirilmek istenen füze kalkanının “İran’a karşı” olduğu söylenmesine karşın, NATO’nun 19-21 Kasım 2010 tarihli Lizbon liderler zirvesi kararlarında İran, Suriye ve de Rusya “tehdit” olarak yer almadı.

Oysa Avrupa Füze Kalkanı kurulmasının esas amacının, Şubat 2009 tarihli ABD Kongre Bütçe Ofisi Raporu’nun 14. Sayfasında; 3 seçenekli haritalar eşliğinde, İran’dan ABD’ye yapılacak balistik füze tehdidinin önlenmesi için olduğu, Avrupa Füze Savunması bileşenlerinin yerleştirileceği 2 nolu seçenekte Ukrayna limanlarına füze destroyeri konuşlandırılacağı yazıyordu.

Avrupa Füze Kalkanı hazırlıkları öncesindeki çalışmalarda İran’dan Avrupa ve ABD’ye yönelik balistik füze saldırılarına karşı;

Doğu Avrupa’ya (Polonya’ya) 2011-2013 yıllarında uzun menzilli füzesavar yerleştirilmesi,

Pasifik’teki test alanında kullanılmakta olan orta-yörünge radarının 2011’de Orta Avrupa’ya (Çek Cumhuriyeti’ne – Çekya) yerleştirilmesi,

İran tehdidine karşı ise (Türkiye’ye) seyyar bir izleme ve takip radarı yerleştirilmesi öngörülmüştü.

Polonya’nın Baltık Denizi sahilinde Redzikowo’daki Ustka-Wicko üssüne yerde konuşlu füzesavar sistemi yerleştirilmesi, gecikmeler nedeniyle 2020’ye ertelendi.

Çekya’ya yerleştirilmesi düşünülen orta-yörünge radarı projesi Eylül 2009’da Obama’nın kararıyla iptal edildi.

Romanya’nın Deveselu üssüne karada-konuşlu Aegis füzesavar sistemleri yerleştirilmesi tamamlandı. Ancak modernizasyon kapsamında tesise SM-3 Block 2A füzelerinin yerleştirilecek. Sistem işletmeye açılana kadar Amerika üsse geçici olarak yedi bataryalık THAAD (Terminal High Altitude Area Defense) füze sistemi yerleştirdi.

ABD’nin bu operasyonlarına Rusya tepki göstermekte gecikmedi. Devesolo üssüne yerleştirilen Amerikan füzesavar sistemlerinin kullandığı Mk41 dikey fırlatma kovanlarının saldırı amaçlı füzeler içinde kullanılabileceği gerekçesiyle, bu durumun nükleer başlıklı karadan-karaya atılabilen, menzili 500 ile 5.500 kilometre arasında olan nükleer ve konvansiyonel balistik füzelerin yasaklanmasını öngören ve ABD ve SSCB arasında imzalanmış olan 1987 tarihli Orta menzilli Nükleer Kuvvetler-INF anlaşmasına aykırı olduğu gerekçesiyle kaldırılmasını talep etti. Ancak ABD Rusya’nın bu talebine, 3 Şubat 2019’da anlaşmadan çekilerek cevap verdi.

Pentagon tarafından yayınlanan Missile Defense Review 2019 raporunda Amerikan ana kıtasına yönelik gelecekteki ve mevcut balistik füze tehdidi kaynakları olarak Kuzey Kore, İran, Rusya ve Çin açıkça düşman olarak sayıldığını hatırlatmakta fayda var.

KORKU, RUS BALİSTİK FÜZELERİ

Gelelim Rusya’nın füze sistemlerine.

Stratejik Füze Kuvvetleri (RVSN); 27, 31 ve 33’üncü Muhafız Füze Orduları olmak üzere üç ordudan oluşuyor. RVSN’nin komuta merkezi Moskova’nın güneybatısında, yedek savaş merkezi ise Ural’lardaki Kosvinsky dağında yer alıyor.

Bu üç ordu, yedisi hareketli ve dördü siloda konuşlu toplam 11 kıtalararası balistik füze tümeninden oluşuyor. Uralların batısındaki tümenler; Vypolzovo, Kozletsk, Tagil, Teykovo, Yoskar Ola, Tatischkovo; doğudaki tümenler; Domborovskiy, Novosibirsk, Barnaul, Uzhur ve Irkutsk.

ABD, Rusya’nın bu üç ordusunun her adımını izlemek, olası füze saldırısının rotasını Rusya sınırları içinde iken belirlemek amacıyla Norveç’in Vardo kentinde en gelişmiş radar sistemi

Gobus-II’yi kurdu. Menzili 40.000 km’den büyük olan bu radarın, radar kesit alanı (RCS) 0,01 m2 = 1 dm2 = 10×10 cm’lik çözünürlükteki menzili yaklaşık 2.800 km ve Kırım’a kadar olan bütün alanı izleyebilecek kapasitede. Radar öylesine hassas ki, 40 bin km. mesafeden bir tenis topu boyundaki bir cismi tanımlayabiliyor.

Ancak bu gelişmiş radarın çok önemli bir zafiyeti bulunuyor. Dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle ufuk çizgisinin altında kalan bölgeleri göremiyor. Rusya’nın Ural dağları ile Moskova’nın batısı arasındaki bölgede yer alan üsler Vardo radarı için kör alanlarda bulunuyor. Bu nedenle, bu üslerden atılacak balistik füzelere, Vardo radarının ufuk çizgisine yükselene kadar herhangi bir müdahale yapılamıyor. Rus füzeleri ufuk çizgisinin üstüne çıktığı anda radarın izlemesine yakalanacak ve Polonya’nın Redzikowo’daki Ustka-Wicko üssüne yerleştirilecek Aegis SM-3 Block 2A (RIM-161 A) füzesavarları ile karşılanacak.

ABD Karadeniz’de kalıcı olabilirse nükleer başlıklı geliştirilmiş Tomahawk seyir füzeleri de taşıyan MK-41 dikey atış sistemlerine sahip Ticonderoga sınıfı füze kruvazörleri veya Arleigh Burke sınıfı füze destroyerleri Karadeniz’e sokabilecek, Gobus-II benzeri radar kurarak Rusya’nın ufuk çizgisi altındaki füzelerini görebilecek, hedefleri baskılayacak, Romanya’daki Devesolo üssünü korumaya alacak, NATO’ya alınması gündeme getirilen Gürcistan’a doğrudan askeri destek verecek, Türkiye ile Rusya’nın arasını açacak ve Türkiye’yi kuzeyden kuşatacak.

Leave a Reply