Soğuk Savaş döneminde Dış Dünya-SSCB arasında kanat bölgesi işlevini yürüten Kafkasya bölgesi bugün de Hazar enerji havzası kaynaklarının dünya pazarına ulaşımı açısından hayli önem kazanmıştır. Hazar enerji kaynaklarının işletilmesi ve taşınmasında Rusya’nın tekelini kırmaya çalışan ABD için Güney Kafkasya’nin önemi daha da atmaktadır.
VUGAR İSMAYILOV
Qafqaz Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler ve Siyaset
Kafkasya farklı kültürlere ev sahipliği yapması, iki kıta arasında kritik bir kavşak konumunda olması ve zengin enerji kaynağı sebebiyle uzun zamandan beri uluslar arası aktörlerin rekabet sahasıdır. Faklı zamanlarda farklı ülkelerin ilgi alanlarında olan bölge, Birinci Dünya Savaşından sonra Sovyetler Birliğinin etkisine girmiş, Sovyetler Birliğinin Dağılmasından sonra ise Rusya Cumhuriyeti ve ABD gibi devletlerin meraklarının ilgi alanlarına dâhil olmasıyla daha karmaşık hal almıştır. Bu anlamda bölgenin iç dengelerini ek olarak dışarıdan müdahalelerin fazlalığı dikkati çekmektedir.
ABD’nin Orta Asya ve Kafkasya’ya yönelik politikasının belirlenmesinde en önemli etken ekonomik çıkarlarıdır değe biliriz. Petrol, ABD’nin bölgeye yönelik dış politikasında en önemli yeri tutmaktadır. ABD bölgenin zengin petrol ve doğalgaz kaynaklarının işletilmesi ve Batı pazarlarına istikrarlı ve güvenli olarak ulaştırılmasına hem ekonomik hem de politik açıdan önem vermektedir. Büyüyen petrol talebi ile birlikte ABD’nin petrol ihraç eden ülkelere olan bağımlılığı artmıştır. Enerji ihtiyacının yüzde 40’ı petrolle karşılanmakta, bunun yaklaşık yarısı ise Körfez Bölgesi ülkelerinden ithal edilmektedir. ABD Petrol ihracatında Körfez Ülkelerine bağımlılığını azaltmak ve çeşitliliğini yaratması açısından Hazar Havzası kaynakları büyük önem taşımaktadır.
ABD’nin enerji konusunda “çeşitlendirme” politikasının amacı belirli bir bölgeye olan bağımlılığını azaltmak bu yolla petrol bölgelerinde ortaya çıkabilecek politik ayaklanmaların petrol arzını etkileyip, küresel anlamda bir ekonomik kriz yaratması olasılığının bertaraf edilmesidir.
RF’nin Orta Asya ve Kafkasya’nin enerji kaynaklarını ve boru hatlarını kontrol altına alıp, bölgede nüfuzunu artırmaya çalışmasının, Amerikan çıkarlarına aykırı olduğu çok açıktır, bu yüzden ABD yönetimi, Hazar Havzası kaynaklarının işletilmesi ve taşınmasında belirleyici olmak istemekte, petrol ve doğalgaz kaynaklarının RF’nin tekeline girmemesine önem vermektedir.
Hazar enerji kaynaklarının işletilmesi ve taşınması kadar, bölgenin stratejik konumu, Orta Asya’ya giriş kapısı niteliğinde olması da Güney Kafkasya’nı ABD açısından önemli kılmaktadır. Kafkasya kendi içinde, ABD açısından birbiriyle ilintili dört noktada önem arz etmektedir: RF’nin bölgesel politikası, İran’in bölgesel politikası, enerji kaynakları ve askeri üsler.
Soğuk Savaş sonrası bağımsızlığını kazanan Güney Kafkasya ülkeleri, uluslar arası aktörlerin dikkatini üzerine çekmişlerdir. Kafkasya bölgesinde RF ile güç mücadelesine girmiş olan ABD, bölgede etkin olabilmek için Batı yanlısı politika izleyen, RF’nin baskısından kaçınmaya çalışan Azerbaycan ve Gürcistan’la yakın ilişkiler kurmuş, Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasındaki Rus etkinliğini azaltmaya çalışmıştır.
Güney Kafkasya ABD’nin Irana yönelik olarak çevreleme politikası açısından da stratejik olarak önem taşımaktadır.
ABD, kendisine yönelik 11 Eylül saldırıları sonrasında, Orta Asya cumhuriyetlerine birçok askeri üs kurmuştur. ABD, Orta Asya da kurduğu bu üsleri desteklemek için, Pakistan-Afganistan ve Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan ulaşım koridorlarını kullanmaktadır. Bu yüzden Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan ulaşım koridoru stratejik önem taşımaktadır[6]. 11 Eylül sonrası ABD için Güney Kafkasya’nın Önemi ekonomik ve stratejik menfaatlerden dolayı daha çok artmaktadır.
Amerika’nin Güney Kafkasya’ya Başlangıçta RF’ye öncelik veren ve RF’yi kışkırtmamaya yönelik politika izlemiştir. Ama zamanla Rusya’nın Çeçen savaşında gerçek gücü üze çıktıkta Amerika bölgeye yönelik politikalarında sertleşmeye başlamış RF’nin bölgeyi kendi çıkar çevresi olarak görmesine ilişkin politikalarına taviz vermemeye başlamıştır.
ABD Güney Kafkasya’da mevcut olan üç ülkeyle RF ile olan yakın ilişkileri bozmayacak nitelikte geliştirmektedir.
Hazar Havzası enerji yataklarında büyük miktarda enerji rezervlerine sahip, aynı zamanda İran’la sınır komşusu, Güney Kafkasya bölgesinin en büyük ve en önemli ülkesi olan Azerbaycan, ABD açısından önem taşımaktadır. Nitekim ABD, kendisiyle ilişkilerini geliştirmek isteyen Azerbaycan’la ekonomik, siyasi ve askeri nitelikteki ilişkilerini geliştirmektedir.
ABD, Hazar enerji kaynaklarının RF ve RF-Iran tekelinde dünya pazarlarına açılmasını istemediğinden, Orta Asya ve Kafkasya’nin Karadeniz’e açılan kapısı niteliğinde olan Gürcistan, ABD açısından önem kazanmaktadır. Gürcistan’ın tamamen Rus kontrolüne girmesi durumunda, Azerbaycan’ın özgür kalmasının önem taşımayacağını savunan ABD, artan Rus baskılarından kurtulmak için kendisine sığınan Gürcistan’a askeri, siyasi ve ekonomik nitelikte yardımlarda bulunmağa çalışmıştır. Gürcistan ise kendi sırasında zamanla hükümet değişikliğinde Batı ve Rus yönlü politikalar izlenmiştir.
RF ile stratejik işbirliği yürüten Ermenistan, bölgede Amerikan varlığına en soğuk bakan ülke olmasına rağmen, ABD’deki güçlü Ermeni lobisinin faaliyetleri sonucu, bu politikasından dolayı herhangi bir zarara uğramamakta eksine ABD’nin yeni özgürlüğünü kazanan ülkelere yaptığı yardımlardan en çok yararlanan ülke sıfatını korumaktadır.
Sonuç
Tarih boyunca birçok uygarlığın üzerinde hakimyet kurduğu Kaflasya XX. Yüzyılda SSCB coğrafiyasında yer almıştır. XX. Yüzyılın 90’li yıllarının başında SSCB’nin resmen dağılmasının ardından Güney Kafkasya’da üç yeni bağımsız cumhuriyet kurulmuştur. Hazar enerji kaynaklarına ulaşmada en güvenilir geçiş yolu olması, ABD’nin İran’i kontrol edebileceği bir alan olması Rusya’nın sıcak denizlere inmesinde en kısa yolu oluşturması, zengin enerji kaynaklarına sahip olması, gibi nedenlerle stratejik açıdan büyük öneme sahip olan Güney Kafkasya bölgesi tarih boyunca hep büyük devletlerin ilgisini üzerine çekmiştir. Soğuk Savaş döneminde Dış Dünya-SSCB arasında kanat bölgesi işlevini yürüten Kafkasya bölgesi bugün de Hazar enerji havzası kaynaklarının dünya pazarına ulaşımı açısından hayli önem kazanmıştır. Hazar enerji kaynaklarının işletilmesi ve taşınmasında Rusya’nın tekelini kırmaya çalışan ABD için Güney Kafkasya’nin önemi daha da atmaktadır.