Neler Oluyor

AMAZON KADIN SAVAŞÇILAR TÜRK ÇIKTI

By Nisan 19, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Tarih boyunca gizemlerini, mitolojik canlılıklarını korumuş, destanlaşan söylemleri günümüze kadar ulaşmış, filmlere, kitaplara konu olmuş Amazon kadın savaşçılar hakkındaki bilinmeyen her şey bin yıllar boyunca tarihçileri, arkeologları ve antropologları meşgul etti.

Türkü Nazar SALİH

MÖ 5’inci Yüzyıl’da yaşamış Bodrumlu Heredot, Heredot Tarihi olarak bilinen eserinde Savaşçı Amazon kadınlarından sözeder.

Amazon adı Yunanca “göğsü yok” anlamına geliyor. Bu savaşçı kadınlad yay kullanabilmeyi, mızrak atabilmeyi kolaylaştırabilmek için sağ göğüslerini kestirdikleri için bu adla anıldılar.

Thermedon (Terme) Nehri’nin Karadeniz’e döküldüğü noktada zamanında kuluru olan Samsun Themyscira  (Temissira) şehri, Amazonlar’ın başkentiydi.

Amazonlar’ın Anadolu’nun pek çok yerine ulaştıkları, Truva Savaşı’nda Yunanlılar’a karşı savaştıkları biliniyor.

Dünyanın en büyük nehri, İspanyol kaşif Orella’nın o bölgede savaşçı kadınlara rastlaması nedeniyle Amazon Nehri olarak adlandırıldı.

Tarihçi Heredot Amazonlar’ın Anadodlu dışına gittiklerini şu sözlerle anlatır: “Karadeniz kıyılarında Yunanlılar’la yaptıkları bir savaşta yenildiler ve Yunanlılar tarafından bir gemilere dolduruldular. Denize açılan gemiler savaşçı Amazonlar tarafından zapdedildi ve Yunanlı gemiciler öldürüldü. Ancak denizcilik tecrübeleri yeterli olmayan Amazonlar, gemilerin sürüklendiği Karadeniz’in kuzeyinde karaya çıktılar ve İsiktler’le karşılaştılar. Kuzey’e ve Doğu’ya giden Amazonlar bir daha geri dönmediler ve gittikleri yerlerde kendi kültür ve uygarlıklarını sürdürdüler.”

AMAZONLAR’A DNA TESTİ

Amerikalı bilim kadını Arkeolog Dr. Jeannine Davis Kimball’ın eski Yunan kaynaklarında şeytan gibi dövüşen ve rüzgar gibi at süren bu savaşçı kadınların izlerini sürmek için başlattığı çalışmalar 20 yılını alır.

Efsanelere kulak vererek çalışmalarını Karadeniz’in kuzeyindeki Rusya steplerinde başlatan Dr. Kimball, onlarca eski kurgan (üzeri toprak yığılı mezar, küçük tepe, kale, höyük) açtı.

Bu kurgan mezarlarda bulunan Amazonlar’a ait iskeletleri ve bu iskeletlerin bellerinde süs olarak sarılmış deniz salyangozlarının kabukları ile ok ve yaylarını bütün ve sağlam olarak bulan Dr. Kimball, Amazon kadın savaşçılarının kemiklerinden aldığı örnekleri laboratuvarlarda DNA testlerine tabi tutar.

Mezarlardan çıkan diğer takı, süs, seramik örneklerinin etno-arkeolojik eşleştirmelerini ise müze standlarında sürdürdüğü uzun çalışmalarla gerçekleştirdi.

Kırım’ın kuzeyindeki Kiev yakınlarında bulunan kurganlardan iyi saklanmış bazı kemik örneklerinin laboratuvarlarda yapılan DNA testleri sonucunda Dr. Kimball tahmin ettiği gibi aradığını Karadeniz’in kuzeyindeki Kazakistan ve Moğolistan sınırları içinde buldu.

Kazılardan çıkan arkeolojik eşyaların ve desenlerin bugünkü Altay’lı göçebelerle olan benzerliğine dikkat çekti ve araştırmalarını Doğu’da Altay Dağları’nın eteklerinde devam etme kararı aldı.

Burada, hala bellerindeki kuşaklarda büyük salyangoz kabukları sarılı, ok ve yay kullanan, Türkçe konuşan Moğol kadınları yaşamaktadır.

Moğal kadınlar yöresel ve geleneksel folklorik giysileri ile ok atma yarışmalarını, yani okçuluk sporunu arkeolojik seramik resimlerde ve mezar buluntularında olduğu gibi otantik-naturel şekli ile sürdürüyor.

Ayrıca bu bölgede Amazon kadın savaşçılarına ait başka pek çok gurgan da bulunuyor.

AMAZON’UN TORUNU MERYEM

Gözünü tekrar Yunan mitolojisine çeviren Dr. Kimball, savaşçıların sarışın olarak tasvir edildiği ve Troya Savaşı’nda yarı tanrı savaşçı Aşil’le (Aşilles) ölümüne savaşan ancak, Aşil tarafından ölümcül bir kılıç darbesi alan ve ölmek üzere iken Aşil’in yüzünü açarak güzelliğine aşık olduğu ve yendiği için pişmanlık duyduğu Amazon kabilesinden Pentesile (Penthesilia) gibi sarışın, genç ve güzel bir Türk kızı arar.

“Şimdi at üzerinde 9-10 yaşlarında bir kız çocuğu bekliyorum…” derken, o sırada at üzerinde gelen ve Türkçe konuşan 9 yaşlarındaki Meryem Gül, (Mariam Gul, Meriam Gül) adlı sarışın Kırgız kıza dikkat çeker.

Annesinin izni ile Meryem Gül’ün dil altından alınan örnek ile 300 kilometre uzaklıktaki Karadeniz’in kuzeyinde bulunan kurgandan alınan iskelet örneklerini DNA testine gönderen Dr. Davis Kimball, sonuçlar karşısında şok olur.

2500 yıllık savaşçı Amazon kadını ile Meryem Gül’ün mitokondrial DNA’sı yüzde 99.99 oranında benzerdir.

Meryem Gül’ün 2500 yaşındaki savaşçı kadının torunu olduğu gerçeğinin yanısıra Troya Savaşı’nda kuzeyden gelen dişi savşçıların köklerinin Orta Asya olduğunu, yani “Amazonlar’ın Türk olduğunu” bilimsel olarak 20 yıl süren akademik çalışmalar sonunda kanıtladı.

İlginçtir, Kimball’ın araştırmaları ve tezleri bilimsel bir makale olarak yayınladığında beklediği gürültü kopmaz ama, itiraz eden de olmaz.

www.csen.org/WomenWarriors/Statuses_Women_Warriors.html