Neler Oluyor

ÖTEKİLEŞTİRMENİN SONU YIKIM OLACAK

By Nisan 8, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Türkiye’de politika olmadık ölçüde çirkinleşti ve toplumu geren, ötekileştiren boyutlara ulaştı. Özellikle iktidar partisinin uyguladığı gerginlik politikası dünyada da hükümetlerin başvurduğu yöntemdir. Bu politika ile iktidar partisi kendi seçmen kitlesini birarada tutarken karşısındaki kesimleri parçalayarak güç olmasını önlemeye çalışır.

Celal ÇETİN

Sözkonusu gerilim ve ötekileştirme politikaları kullanılan angümanlara göre tehlikeli sonuçlara yol açabilir. Türkiye’de ise en tehlikeli argümanlar kullanılıyor. 1937’de Tunceli’de meydana gelen isyan ve bastırılma yöntemlerinden tutun, askeri müdahalelere kadar, camilerin yıkılıp ahır yapıldığı iddialarından tutun “başörtülü bacılarım” söylemine kadar, rahmetli Menderes ile Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın asılmasından tutun “her şeyi biz yaptık” söylemine kadar, Alevi-Sünni ayrımcılığından “çözüm süreci” gerekçesiyle ülkenin bir kesimine özerklik çalışmalarına kadar, ileri demokrasi söyleminden tutun dini ve örfler gereği kadınlara görev verilmemesine, ötekileştirilmiş kesimleri dinsizlikle, ihanetle, gayrimilli olmakla suçlamaya, “inlerine girmeye” kadar pek çok alanda toplum katmanları arasına kin ve nefret tohumları ekiliyor.

Türkiye’nin kaybedecek zamanı kalmadı. Bu toplum etnik, dini, siyasi düşmanlığı öğrendi. Bu öğrenilmişlik genlere işler ve kalıcı olursa Mevlanalar’ın, Aşık Veyseller’in, Horasan erenlerinin, Hacı Bektaşi Veliler’in rahle-i tedrisatından geçen bu millet dağılacaktır.

Sorunlar çözümsüz değil. İnsanımızın inancı, siyasi görüşleri ne olursa olsun önce sevgi, saygı, hoşgörü ve akıl iklimine ihtiyacımız var. Mevlana’nın dediği gibi, “Allah sevgisi ilimle elde edilir, ilimden nasibi olmayanlar ve akılsızlar bu sevgiden mahrumdur.”

Bu iklimden uzaklaştıkça neler olabileceğinin en acı örneklerini ülkemizde ve yaşadığımız coğrafyada görüyoruz. Suriye’de tekbir getirerek Müslüman kardeşinin boğazını kesen sözde Müslümanlar, 16 suçtan sabıkalı karanlık tiplerin CHP Genel Başkanı’nı yumruklaması, yolsuzluk iddialarından hukuk karşısında aklanmak yerine baskıcı yöntemlere yönelmek gibi örneklere daha sık şahit olacağız.

İşin acı tarafı; İslam dini ile nefret ve ötekileştirme politikalarının yanyana kullanılması. İslam’ın ötekileştirme, nefret gibi bir Müslüman’a ve insana yakışmayan hastalıklı kişilikleri reddettiğini anladığımız an sorunlarımız çözülmeye başlayacak.

Adı sanı, unvanı görevi ne olursa olsun herkesin hukukun üstünlüğünü, insan olmanın temel özelliklerini, semavi dinlerin sevgi ve hoşgörü temeline dayandığı gerçeğini öğrendikleri an karanlıklar aydınlığa dönecek.