ABD’nin dinleme skandalı tüm dünyada şok etkisi yaratırken büyük tepkilere de yol açtı. Kriz öyle büyük ki, jeopolitik haritayı etkileyecek, birçok ülkenin ABD ile ilişkilerini sarsacak, yeni ittifaklara yol açabilecek etkiye sahip
Celal ÇETİN
ABD Ulusal Güvenlik Kurumu NSA’in küresel siber casusluk programı Prizma (PRISM) çerçevesinde pek çok ülkeyi, uluslararası kuruluşu dinlediği ortaya çıktı. Bu skandalı ortaya çıkaran CIA eski çalışanı Edward Snowden’ın sızdırdığı son belgede, aralarında Türkiye’nin de olduğu müttefiklerini de dinleyen ABD, aralarında İtalya, Fransa ve Yunanistan’ın yer aldığı birçok ülkeye yönelik operasyonları için ayrı kod isimleri belirlemiş.
2010 tarihli belgede dinlenen ülkeler listesinde Fransa, İtalya, Yunanistan gibi Avrupa ülkeleri; bazı hassas ve ABD’yle ilişkisi kötü Ortadoğu ülkeleri; Japonya, Meksika, Güney Kore, Hindistan ve Türkiye gibi ABD’yle iyi ilişkileri olan ülkeler ile Avrupa Birliği bulunuyor. 2007 tarihli bir belgeye göre Avrupa Birliği’nin Washington’daki ofisinin dinlenmesi, bir fax cihazı içine yerleştirilen ‘böcekle’ gerçekleştirildi.
ABD’nin dinleme skandalı tüm dünyada şok etkisi yaratırken büyük tepkilere de yol açtı. Latin Amerika’dan Güneydoğu Asya ülkelerine, Avrupa Birliği ülkelerinden Ortadoğu’ya kadar tüm ülkeler ve liderler birbirine girdi. Kriz öyle büyük ki, jeopolitik haritayı etkileyecek, birçok ülkenin ABD ile ilişkilerini sarsacak, yeni ittifaklara yol açabilecek etkiye sahip.
Çin, Endonezya, Malezya, Hindistan gibi Asya ülkeleri ABD’yi protesto ederken küresel dinleme ağının ana üslerinden biri olan Avustralya’ya da tepki gösterdiler. ABD Almanya, Fransa, İspanya gibi şiddetli tepki gösteren Avrupa ülkelerini ise, “Sizin üzerinizden savaş bölgelerindeki terör gruplarını izliyoruz” gerekçesiyle susturmaya çalışırken Obama Merkel’in dinlenmeyeceği garantisi verdi.
ABD’NİN DİNLEME MERKEZLERİ
ABD dinleme operasyonu için uyduların yanısıra diplomatik temsilciliklerini de kullanıyor. NSA/CIA ajanlarının dünyanın çeşitli yerlerindeki 90 “Special Collection Service” (SCS) adlı birimiyle dinleme faaliyetleri yürütüyor. Bunların 74’ü “personel bulunan tesis”, 14’ü “uzaktan kontrol edilen tesis”, 2’si ise destek merkezi. Üç kent ise “aktif inceleme”, diğer bir üç kent de “uykuda” diye nitelendiriliyor. Edward Snowden’ın sızdırdığı belgeler arasında yer aldığı iddia edilen ve çeşitli hacktivist sitelerinde yer alan haritada, merkezlerin yerleri görülüyor. 13 Ağustos 2010 tarihli haritada Türkiye’nin İstanbul ve Ankara’daki ABD diplomatik temsilcilikleri “personel bulunan tesis” olarak nitelendiriliyor.
Kanada, Avustralya, İngiltere, İsrail, Tayland, Burma, Malezya, Endonezya, Kamboçya elçiliklerinde dinleme istasyonları var. Bütün Asya istihbaratı Avustralya ve Tayland’dan organize ediliyor.
Almanya Başbakanı Angela Merkel başta olmak üzere pek çok ülke çok sert tepki gösterdi ve ABD Başkanı Barack Obama özellikle Merkel’den özür dilemek zorunda kaldı. ABD yönetiminin talebi üzerine İstihbarat ve İletişim Teknolojileri Gözlem Grubu, ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) dinlemeleriyle ilgili rapor hazırladı.
Raporda, yabancılar ve yabancı liderlere yönelik dinlemelere dair sınırlamalarla ilgili öneriler de bulunuyor. Yabancı liderlerle ilgili istihbarat camiasınca kullanılan tüm hassas yöntemlerin doğrudan ABD Başkan’nın onayından geçmesi tavsiye edilen raporda, istihbarat yetkililerinin, bir yabancı lideri dinlemeden önce onun bilgi saklayıp saklamadığı, ülkenin ABD ile işbirliğine dayalı ilişkisinin olup olmadığı ve söz konusu liderin dinlendiğinin farkına varması halinde siyasi ve diplomatik yansımalarının ne olacağı konularını ölçüp tartması gerektiği belirtiliyor. Bunun yanında yabancıların dinlenmesinin ancak ABD ve müttefiklerinin ulusal güvenliklerini koruma amaçlı olması ve ticari sırları çalmak gibi ekonomik amaçlar için yapılmaması gerektiği ifade ediliyor.
Washington Post’un ele geçirdiği gizli istihbarat sunumlarına göre Yahoo 2008, Google 2009, YouTube 2010, Apple 2012 yılında ABD istihbaratının Prizma programına katılmış.
TÜRKİYE SESSİZ KALDI
Açıklanan belgelere göre ABD 35 dünya liderini dinlendi. Dünya bu skandalla sarsılırken Türkiye konuya ilişkin ilginç bir suskunluğa gömüldü. Devlet yetkilileri, demokrasi savunucusu STK’lar, medya dahil hiçkimse konuyu tartışmadı.
Uzmanlara göre konunyu kamuoyunun dikkatinden kaçırmak için özel bir “karartma” uygulanıyor. Türkiye’nin de dinlendiği ortaya çıktığı anda kimlerin hangi bilgilerinin deşifre edildiği de gündeme gelebilecek. Dinlenen kişi ve kurumlardan çok elde edilen bilgilerin ve etkilerinin ortaya çıkmasından korkulduğu iddia ediliyor.
Öte yandan “ABD’nin Ankara Büyükelçiliği’nde, İstanbul’daki konsolosluğunda diğer ülkelerdeki gibi dinleme istasyonu, operasyon merkezi var mı? Buradan kimler dinleniyor, Türkiye nasıl takip ediliyor? Son 30 yıldır Türkiye üzerinden operasyon yapan ABD dinleme istasyonları halen görevlerine devam ediyor mu?” gibi soruların cevaplarının da bazı kişi ve kesimleri ürküttüğü iddia ediliyor. Cevapların “evet” olması durumunda başta hükümet olmak üzere tarafların nasıl tepki vereceği, tepkinin yol açacağı sonuçların kabullenilip kabullenilemeyeceği de tartışılan bir başka konuyu oluşturuyor.
Bir diğer cevap bekleyen soru da, son zamanlarda Türk hava sahasının sınırında gözlem uçuşu yapan Rus Rus istihbarat uçakları ile dinleme skandalı arasında bir ilişki var mı?
Gizli belgelerde Türkiye’nin de dinlendiği iddiaları yer alırken Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan bir açıklama gelmedi. Dışişleri Bakanı Amhet Davutoğlu ABD’den dinleme skandalıyla ilgili açıklama istediklerini söylemekle yetindi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Türkiye’nin tepkisizliğine dikkat çekti. “Müttefikler arasında dinleme ayıp” diyen Gül, “Bütün Avrupa çalkalanıyor. Bizde hiç bu tartışmalar yok, hayret ediyorum” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Gül, “Türkiye’nin dinlenip dinlenmediği konusunda size bilgi geldi mi?” sorusu üzerine, “açıkçası böyle bir bilgi, böyle bir durum şu anda yok. En azından bizim bilgimiz dahilinde böyle bir durum yok” karşılığını verdi.
ABD Başkanı Obama ise, bir Alman gazetecinin Başbakan Erdoğan’ın dinlenip dinlenmeyeceği şeklindeki bir soruya net cevap vermekten kaçındı. Obama, “bizim istihbaratımız da dünyadaki her ülkenin, devletin niyetleriyle ilgilenmeyi sürdürecek” dedi. Obama şöyle devam etti: “Ülke ülke yorumda bulunmayacağım. Başkanlık kararnamesinde de görebileceğiniz gibi sürekli birlikte çalışmalar yaptığımız yakın dost ve müttefiklerimiz var. Ve bizim, hem de ben ABD Başkanı olarak benim için önemli olan yakın bir işbirliği yaptığımız ülkelerle aramızdaki güveni korumak. Alman istihbaratı ya da diğer başka bir ülke istihbarat biriminde olduğu gibi, bizim istihbaratımız da dünyadaki her ülkenin, devletin niyetleriyle ilgilenmeyi sürdürecek. Bu durum değişmeyecek. New York Times ya da Der Spiegel”de okuyabileceğiniz şeylerle sınırlı kalmak isteseydiniz zaten istihbarat birimlerine ihtiyaç da duyulmazdı.”
ABD Dışişleri sözcüsü Marie Harf, Türkiye’ye dinleme konusunda bir garanti verip vermedikleri konusunda, “ben bunu duymadım” cevabını verdi, ancak “dinlemedik” demedi.