Arka Yüzü

SAATLİ BOMBA: KAFKASYA VE PASİFİK

By Eylül 5, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Dünyanın en sorunlu bölgeleri arasında Kafkasya bölgesi ilk sıralarda yer alıyor. Kafkasya bölgesinin bir diğer önemi, Rusya’nın etki alanında bulunmasından kaynaklanıyor. Kafkasya bölgesinde ortaya çıkabilecek bir karışıklık direk Moskova koridorlarında yankılanıyor. Bölgeyi bomba haline getiren sadece bölgesel sorunlar değil, Rusya eksenli ABD planları da bölgeyi karıştırmaya yönelik hazırlanıyor. Kafkasya bölgesinden sonra sırada Pasifik bulunuyor.

Celal ÇETİN

Kuzey Kafkasya’da terör ve radikalizm eksenli güvenlik sorunları, son yıllara kadar hep Çeçenistan odaklı dile getiriliyordu. Aslında Rus ordusunun 1994 ve 1999 yıllarında iki defa onbinleri bulan askerle Çeçenistan’a müdahelesi bu bölgenin terör ve güvenlik sorunlarında neden merkeze oturduğunu açıklar nitelikte. Oysa son iki-üç yıldır bu durum değişmeye başladığı görülüyor. Teröre ve buna bağlı güvenlik sorunlarına yönelik alınan önlemlerin Çeçenistan dışında başka cumhuriyetlere doğru yoğunlaşmaya başladığı gözleniyor. Kuzey Kafkasya’da güvenlik sorununda yoğunluk artık Çeçenistan’la sınırlı değil. Hatta 2010 ve 2011 yıllarında düzenlenen terör eylemlerinin sayısında Çeçenistan; Dağıstan, İnguşetya ve Kabardino-Balkar cumhuriyetlerinin ardından dördüncü sırada yer aldı.

Kuzey Kafkasya’da terör eksenli güvenlik sorunlarının ve alınan karşı önlemlerin bölgedeki yeni merkezi Dağıstan Cumhuriyeti olarak karşımıza çıkıyor. Bu yoğunlaşma, Dağıstan Cumhuriyeti ile de sınırlı kalmıyor, diğer cumhuriyetlerde de çeşitli seviyelerde artıyor. Kuzey Kafkasya’da terörle ilgili güvenlik sorunlarının ve alınan önlemlerin başta Çeçenistan ve Dağıstan olmak üzere diğer cumhuriyetlere doğru yayılmasının bir çok nedeni var. Rusya’nın geliştirdiği stratejiler ve kullandığı yöntemler ise bu sorunların köklü olarak çözülmesinden ziyade derinleşerek sürmesine yol açıyor.

Durulmayan bölge Çeçenistan

Kuzey Kafkasya; Dağıstan, Çeçenistan, İnguşetya, Kuzey Osetya, Kabardino-Balkar, Karaçay-Çerkez ve Adige olmak üzere yedi cumhuriyetten oluşan bir bölge. Çeçenistan, son yirmi yıl içerisinde Rusya’nın iki defa gerçekleştirdiği şiddetli askeri müdaheleleri neticesinde ağır bedeller ödedi. Rusya, Çeçenistan’da eskiye göre daha az şiddetin görüldüğü kırılgan bir sükunet sağladı. Hatta Kremlin, Nisan 2009’da Çeçenistan’da arzulanan güvenlik ortamının sağlandığını ileri sürerek Rus ordusunun terör karşıtı operasyonlarının bölgede sona erdiğini ilan etti.

Terörün yeni merkezi Dağıstan

2010 sayımına göre nüfusu 2.9 milyon olan Dağıstan, sadece Kuzey Kafkasya’da değil bütün Rusya Federasyonu içinde etnik kompozisyonu bakımından en heterojen cumhuriyet durumunda. Daha az nüfusa sahip pek çok etnik grup dışarıda bırakılırsa, Dağıstan cumhuriyetinin nüfusunu 13 farklı etnik grubun (Avar, Dargin, Kumuk, Lezgin, Lak, Tabasaran, Nogay, Rutul, Aghul, Sakhur, Azeri, Rus, Çeçen) oluşturduğu görülür. Bütün bu muhtelif etnik gruplar içinde toplam nüfusun yaklaşık yüzde 75’ini de sırasıyla Avar (850 bin), Dargin (490), Kumuk (431) ve Lezgin (375) etnik grupları meydana getiriyor.

Dağıstan’ın etnik kompozisyonunda görülen bu heterojen yapı, yaşanan terör eylemlerinin niteliğini Çeçenistan, İnguşetya ve Kabardino-Balkar cumhuriyetlerine göre farklılaştırabiliyor. Diğer cumhuriyetlerde görülen terör eylemlerinde temel faktörlerin “ulusculuk” ve “Rusya Federasyonu’ndan ayrılma” isteği ile “dinsel radikalizm” olduğu ifade edilebilir. Özellikle dinsel radikalizm, Dağıstan cumhuriyetinde yoğunlaşan terör eylemlerinin de temel nedenlerinden. Yoksulluk ve iş olanaklarının azlığı dakalabalık ve etnik açıdan çok parçalı bir yapı arz eden Dağıstan’da terörü ve şiddeti daha fazla körükleyebiliyor.

Moskova’nın dikkati dağılıyor

Genel bir ifadeyle Kuzey Kafkasya’da artan terör eksenli şiddeti sadece İslamcı radikalizm veya etnik ayrılıkçılık gibi birkaç nedene dayandırmak yanlış olur. Bunun ekonomik geri kalmışlık, kimlik sorunu, güvenlik güçlerinin aşırı şiddet kullanımı, yaygın yolsuzluk, klan ilişkileri, Ruslar ve Rus yöneticiler ile Kuzey Kafkas halkları arasında artan yabancılaşma, cumhuriyetlerin otonom yetkilerinin daha da kısıtlanması gibi aynı derecede önemli pek çok nedeni var. Kuzey Kafkasya’da yaşanan sorunların fazlalığı da Rus yöneticilerinin bölgede terör eksenli güvenlik sorununa kapsamlı bir çözüm üretebilmelerini engelliyor.

Sorun Rusya’yı etkisizleştirme planları

Kuzey kafkasya’da yaşanan karışıklıkları radikal İslamcılık, ulusculuk, bağımsızlık, Rusya yönetimine tepki gibi gerekçelere dayandırmak eksik ve yanlış tespit olur. ABD’nin “yeni dünya düzeni” planları ile Rusya’ya yönelik planları Kuzey kafkasya’yı karıştıran asıl sebeptir.

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından küresel güç olarak rakipsiz kalan ABD, Rusya’nın yeniden güçlenmesini ve rakip olmasını önlemek amacıyla uzun vadeli planlarını uygulamaya koydu. Bu çerçevede üç ayaklı bir strateji uyguluyor.

Bu stratejinin birinci ve en önemli ayağını Rusya’yı ekonomik olarak zayıflatmak oluşturuyor. Bunun için yaptırım kararı alan ve Avrupa’yı da zorlayan ABD, aynı zamanda stratejinin ikinci ayağını da uygulamaya koydu: Rusya’nın çevresinde istikrarsızlık yaratarak Moskova’nın dikkatini ve enerjisini buralara çekmek. Çeçenistan, Gürcistan, Ukrayna gibi ülkelerde yaşananlar bu planın parçaları.

Stratejinin üçüncü ayağı ise, Rusya’nın içinde çatışmalar çıkartarak ülkenin parçalara ayrılmasını sağlamak.

Pasifikte yeni cephe

ABD bir yandan Rusya’nın yakın çevresinde yangın çıkartırken diğer taraftan Çin-Rus ittifakının önünü kesmeye çalışıyor. ABD’nin iki cephede büyük bir savaşa hazırlandığını söylemek mümkün. Bu cephelerden biri Rusya’ya yönelik Kafkasya-Hazar bölgesi, diğeri ise Çin’e yönelik Pasifik bölgesi.

Bilindiği gibi Rusya ve Çin ABD’nin gelecekteki en büyük rakipleri olarak kabul ediliyor. Washington yönetimi sahip olduğu ekonomik-askeri güçle ile her iki ülkeyi teker teker karşılarına almak şartıyla yenebileceklerine inanıyor. Ancak iki ülkenin işbirliği yapmaları durumunda ABD’nin gücü Çin-Rusya ittifakını yenmeye yetmeyecek. Bu nedenle Washington merkezli planları “Çin ve Rusya’yı daha fazla güçlenmeden önlerini kesme” stratejisine dayanıyor.

ABD rakipsizliğini ve tek süper güç konumunu sürdürmek için askeri yöntemler dahil her yola başvuracak. Pekin ve Moskova’nın bu gerçeği görerek ortak stratejiler geliştirmekten başka çareleri yok. Dünyanın ekonomik süper gücü olmaya yolunda hızla ilerleyen Çin ile dünyanın en güçlü askeri güçlerinden biri olan Rusya’nın ittifakı, ABD karşıtı olan ancak sessiz kalan Hindistan, İran, Latin Amerika, Afrika gibi bölge ülkelerini de cesaretlendirecektir. Bu ittifak ekonomik anlamda dünya dengelerini değiştirirken askeri anlamda da ABD’nin karşısına çıkabilecektir.