Rusya Politik Analiz Merkezi tarafından yayımlanan raporda, hükümet yanlısı nitelikli bir toplumsal kesimin oluşmaya başlaması sayesinde Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin, giderek artan reytingi ile yeni bir rekor daha kırabilir.
Kurum tarafından yapılan araştırmaya katılan Rus vatandaşlarının yaklaşık %80’i Devlet Başkanı Putin’i desteklediklerini ifade ederken, söz konusu sonuçları değerlendiren uzmanlar ise ilgili oranı güçlü bir eğilim olarak nitelendirme konusunda aceleci davranmıyor ve hükümet ile muhalif partilerin ekonomik planlarının halkın genel tercihleri ve morali üzerinde etkili olabileceği ihtimaline de ayrıca dikkat çekiyor. Örneğin, Rusya’da yaşayan vatandaşların %80’i gibi büyük bir çoğunluk, Devlet Başkanı Putin’in icraatlarını başarılı buldukları ve bu faaliyetlerin kendi talep ve çıkarlarına tamamıyla yanıt verdiği düşüncesinde.
Politik Analiz Merkezi tarafından son iki yılda yaptırılan geniş çaplı kamuoyu yoklamalarında, Rus vatandaşlarının %20’lik bir kesiminin Devlet Başkanı’na duydukları sempatide ciddi bir artış olduğu anlaşıldı. Bilindiği üzere iki yıl önce Putin’e ve icraatlarına duyulan sempati %4 oranında azalmıştı.
Söz konusu araştırmada elde edilen sonuçlardan Devlet Başkanı’nı destekleyen kesimin giderek yaşlandığı yönündeki düşüncenin de gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı. Buna göre, öğrenci kesimi içinde Putin’i destekleyenlerin sayısı, emeklilerin sayısına giderek eşitlenerek Devlet Başkanı’nı destekleyenlerin toplamı içerisinde 3’te 1’lik bir orana ulaştı.
Politik Analiz Merkezi Başkanı Pavel Danilin, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, araştırmadan elde edilen sonuçların, toplumdaki iyimser görüşlerde yaşanan artışı kanıtladığı düşüncesinde: ‘‘Başarıyla gerçekleştirilen Soçi Kış Olimpiyatları ve Kırım’ın Rusya’ya dahil olması gibi icraatlar, Dmitri Medvedev’in Devlet Başkanı olduğu dönemde Putin’den ayrılan önemli bir seçmen kitlesinin yeniden kendisine dönmesine vesile olmuştur. Öte yandan, Rusya’nın büyüklüğünü ve gücünü tüm Dünya’ya kanıtlayan bu olaylardan sonra Sayın Putin’i daha önce hiç desteklememiş olan kesim de kendisini ve icraatlarını desteklemeye başlamıştır. Şahsi kanaatime göre, Putin’in popülerliğinin %80’lere ulaşmasının altında yatan temel sebep tam olarak bu olmaktadır’’.
Ancak Olimpiyatlar ve Kırım gibi tek sefere mahsus olarak gündemi işgal eden konuların herhangi bir arka plan olmadan toplum nezdinde devamlı artış gösteren bir destek eğiliminin oluşmasına yeterli olmayacağı da aşikardır. Ulusal Strateji Enstitüsü Başkanı Mihail Remizov, 3. Başkanlık Dönemi için Kremlin’e geri dönen Putin’in toplum açısından çok daha önemli sosyal ve ekonomik meseleleri çözmeye başladığını ifade ediyor: ‘‘Putin, 2000’li yılların başından beri var olan toplumsal beklentilerin neredeyse tamamını gündemine almış durumdadır. Örneğin asker ve memurların maaşlarını ele alalım… Bu kesimlerin maaşları kabul edilebilir bir seviyeye yükselmiş durumdadır. Ya da offshore karşıtı politikaları ele alalım … Bu alandaki politikalar da toplumun genel beklentilerini karşılamaktadır’’.
Devlet Başkanı’nın söz konusu icraatlarının toplumun önemli bir kesiminden destek görmesi, Rusya muhalefetine destek verenlerin sayısında da ciddi bir azalmaya sebep olmaktadır. Öte yandan ekonomi ve sosyal hizmetler alanındaki icraatlar, Putin’in mevcut reytinginde ciddi azalmaların yaşanmasına sebebiyet verebilecek kadar hassas olma niteliğine de haizdir. Ulusal Strateji Enstitüsü Başkanı Mihail Remizov, Hükümet’in vergi oranlarını yükseltme ye da emekli maaşlarının enflasyona endekslenmesi uygulamasını geçici olarak askıya alma gibi planlarının Putin’e verilen destekte azalma yaşanmasına neden olacağı görüşünde: ‘‘Kısmen halledilmiş olan birkaç önemli mesele, Rus toplumundaki varlıklarını halen korumaktadır. Bunlardan en önemlisi, toplumsal kesimlerin sosyal ve ekonomik adalet isteğidir. İkincisi ise kitlesel göç ve etnik suçlarla ilgili olan milli-etnik sorunlar bütünüdür. Bakınız ifade etmiş olduğum bu meseleler, Rusya’daki kamuoyunun sahip olduğu endişelerin sıralandığı listenin en üst sıralarında yer almaktadır ve halihazırda iktidar olan hükümet henüz bu meseleler üzerinde yeterince etkili olamamaktadır’’.
Remizov’un ifade ettiği negatif göstergeye rağmen, yine de gerçek tüm çıplaklığı ile ortadadır: Rus toplumu bölünmeden ziyade, birleşmeye ve ilerlemeye yönelik bir eğilim içerisindedir. Tam da bu noktadan hareketle, Sayın Putin’in yukarıda ifade edilmiş olan toplumsal beklentileri karşılayabilme oranı da doğal olarak kendisinin siyasi konumuna ve politik gücüne bağlı olacaktır.