Arka Yüzü

BRICS; GÖLGESİ KENDİSİNDEN BÜYÜK YAPI

By Eylül 2, 2023 No Comments

Celal ÇETİN

Ekonomik alternatif güç olarak ortaya çıkan BRICS, ABD ve Batı tarafından dikkate alınmak zorunda kalınan bir seçenek haline dönüştü. BRICS’in tek bir ortak hedefi var; ABD hegemonyasını yıkmak, çok kutuplu dünyanın önemli aktörü olmak ve geleneksel “kural koyucuları” etkisiz kılarak yerine geçmek.
2007-08 küresel ekonomik krize kadar ABD ve G7 müttefikleri “küresel kural koyucu” olarak rol aldı. Krizin ardından G20 ve BRICS’in yükselişi, Batı’nın “küresel kural koyucu” özelliğine büyük darbe vurdu.
Pandemi, ABD’de Biden’ın başkan seçilmesi, Rusya-Ukrayna savaşı, ABD’nin Avrupa dahil her ülkeyi ekonomik olarak tehdit etmesi küresel “ABD karşıtlığını” güçlendirdi. Bu karşıtlık, BRICS için arayıp bulamadıkları bir ortam yarattı.

BATI BRICS’İ KABULLENDİ
Batı dünyası artık BRICS’in dünyanın geri kalanı tarafından bir çekim merkezi haline geldiğinin ve önlemenin pek mümkün olmadığının farkında. Batılı analistler, BRICS’i oluşturan ülkelerin iç sorunlarına odaklanmaya başladı. Batı muhtemelen, ileride olası çatışmaların birliği içten yıkmasını umut ediyor.
Aslında Batı bu beklentisinde haksız sayılmaz.

Blok ciddi bir ekonomik ağırlığa ulaştı. Dünya GSYH’sinin yaklaşık yüzde 32’sini, küresel nüfusun yüzde 41’ini ve uluslararası ticaret işlemlerinin yüzde 16’sını oluşturuyor. Altı yeni üyenin eklenmesi grubun etki gücü daha da artacak. Toplam GSYİH’leri şu anda dünya nüfusunun yüzde 37’sine (SAGP/satın alma paritesi) ulaşıyor ve toplam nüfus dünya nüfusunun yüzde 46’sını oluşturuyor. Petrol ve doğalgaz üreten üç yeni üye (İran, Suudi Arabistan ve BAE) gruba stratejik ağırlık katıyor. Bloğun fosil yakıt rezervleri ve üretim kapasitesi OPEC etkisi yaratıyor ve üye ülkeler arasında petrol ve gaz ihtiyaçlarını karşılamada güvenli bir altyapı sunuyor. Suudi Arabistan ve BAE’nin devasa egemen varlık fonları, 2015 yılında kurulan BRICS’in Yeni Kalkınma Bankası’na (NDB) milyarlarca dolar aktarabilir.


BRICS’İN ZAAFLARI
Ekonomik açıdan devasa boyutlara ulaşan BRICS, aynı zamanda çok hassas iç dengeler üzerinde yürümek zorunda.
İlk hassas nokta, ortak para birimi arayışlarında ortaya çıkıyor. Bloğun ortak bir BRICS para birimi veya altın destekli dijital para birimi arayışları, Biden yönetiminin Rusya’ya yaptırımları ile dolara bağımlılığın tehlikesini farketmesi sonucu hızlandı.

Ortak para biriminin başarılı olmasının ilk şartı, AB gibi ortak karar mekanizması kurma ve kararlara uyma iradesidir. Örneğin ortak siyasi entegrasyon, ortak yargı ve ortak merkez bankası gibi. Bu irade BRICS’te düşünce aşamasında ama henüz oluşmadı.

Ortak iradenin oluşmamış olması, Batı’nın umut bağladığı beklentilerine temel oluşturuyor.
Örneğin; bloğun ekonomik lokomotifi olan Çin ile diğer ülkelerin çıkarları, Küresel Güney’de veya bir başka yerde ne ölçüde örtüşecek, ne ölçüde ayrışacak?

Örneğin; birbirlerinden farklı demokrasi veya yönetim sistemleri ile farklı dış politikalar ortak iradenin oluşturulmasında ne gibi sorunlar ortaya çıkaracak? BRICS, demokrasi ve otokrasinin, serbest piyasa ve devlet kontrolündeki ekonomilerin ve farklı dış politikaların bir yansıması gibi.

Örneğin; Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika, büyük ölçüde serbest piyasa ekonomisine sahip en azından kusurlu demokrasiler olarak kabul edilebilir. Çin ve Rusya’nın siyasi sistemleri çoğunlukla otokratiktir ve karma ekonomiye sahiplerdir. Yani ekonomik sistemleri ne devlet kontrollü ne de piyasaya dayalıdır, ikisinin karışımıdır.
Üç Ortadoğu otokrasisinin (İran, Suudi Arabistan ve BAE) girişi BRICS’in kısmen demokratik karakterini daha da karmaşık hale getirdi.

Bir başka ifadeyle, BRICS’in siyasi ve demokratik yapısı da ekonomik yapısına benziyor; ne demokrasi, ne otokrasi, ikisinin karışımı.

ÇATIŞMA ALANLARI
BRICS’in en önemli sorunu, üyelerinin birbirleriyle ciddi siyasi ve ekonomik anlaşmazlık alanlarına sahip olması.
Örneğin; Hindistan’ın sınır provokasyonları, Pakistan’a verilen destek ve Hint Okyanusu’nda artan deniz varlığı nedeniyle Çin’le sorunları devam ediyor.

Örneğin; Ekonomik ve teknolojik olarak hızla büyüyen Hindistan, Pekin’in büyüyen ekonomik gücünün Yeni Delhi’nin Güney Asya ve Hint Okyanusu bölgesindeki konumunu gölgede bırakabileceğinden endişe ediyor.

Örneğin; Çin’in Orta Asya’da artan etkisinin Rusya için rahatsızlık yaratması, buna karşılık da Rusya’nın Asya-Pasifik’teki azalan etkisini tekrar konsolide etmeye çalışmasının Çin’de doğurduğu rahatsızlık, Rusya’nın azalan nüfusuna karşın Sibirya’da artan Çin nüfusu, Rusya açısından uzun vadede sıkıntı yaratma potansiyeline sahip.

Çin’in devasa ekonomisi, diğer tüm BRICS ülkelerinin ekonomilerinin toplamından daha büyük. GSYİH cinsinden ölçüldüğünde, Çin’in ekonomik üretimi Güney Afrika’nınkinden yaklaşık on dört kat, Hindistan, Rusya ve Brezilya ekonomilerinden ise beş ila sekiz kat daha büyük. Çin ekonomisinin baskıcı doğası düşünüldüğünde Rusya dahil üyelerin tedirgin olması anlaşılabilir.


SONUÇ: ABD hegemonyasına son vermek BRICS bloğunun devamı için yeterli değil. Ekonomik ağırlığının karşı bloğu ezmesi de yeterli değil.
BRICS’in yeni “kural koyucu” olabilmesi için, mevcut kural koyucuların demokrasi, ortak karar alma ve uygulama iradesi gibi temel kavramları öğrenmesi gerekiyor.

Leave a Reply