Her yapılana bulunan kılıf, “milli irade böyle istiyor” gerekçesi. Yapılan yanlışları mı söylüyorsunuz, suçlama hazır: “Milli iradeye karşı mı geliyorsunuz?” Milli irade elbette ki demokrasilerde temeldir. Kimse buna itiraz etmiyor. Ancak milli iradenin oluşması, genel kabul görmüş kurallara bağlıdır. Bunların başında da akıl, kültür, sorgulama, bilinçli vatandaş kavramı, milli ve manevi değerlere bağlılık gelir.
Celal ÇETİN
Peki ülkemizdeki “milli irade” bu kavramlara ne derece uyuyor?
Milli irade… Millilik ve irade gibi iki yaşamsal kavramın birleşmesiyle oluşmuş, insan hak ve özgürlüklerinin, insan onurunun olmazsa olmazı bir üst kavram. Bu ülkede bu iki kavrama göz atmakta fayda var.
MİLLİLİK…
Ülkenin Türk, Kürt, Alevi, Sünni, Laz, Çerkez gibi birleştirici çivileri teker teker sökülürken, ayrı dil, ayrı bayrak, ayrı yönetim (özerklik-federasyon) talepleri hız kazanırken oturup seyreden toplumda millilik var mıdır?
Ordusu itilip kakılırken, düşman ordusu muamelesi yapılırken hastalıklı bir ruh hali ile oturup seyreden toplumda millilik var mıdır?
Ülkenin milyonlarca dönümü yabancılara satılırken, özelleştirme gerekçesiyle yer altı ve yer üstü kaynakları, bankaları yabancılara peşkeş çekilirken ses çıkarmayan toplumda millilik var mıdır?
Üniversiteleri eğitim kurumu olmaktan çıkarılırken, rektörler öğrencileri tehdit ederken, üniversiteler medreselere dönüştürülürken sessiz kalan toplumda millilik var mıdır?
Ülke bir polis devletine dönüştürülürken, mahkeme kararı ile suçluluğu henüz kesinleşmemiş kişiler yıllardır cezaevlerinde tutulurken “hak, hukuk, adalet” demeyen toplumda millilik var mıdır?
Yolsuzluk, ahlaksızlık, köşe dönücülük, haksız kazanç kişiliklerini esir alırken, “Türk ve Müslüman böyle bir yaşam tarzından utanç duyar” demeden çarkın bir dişlisi olmak için uğraşan toplumda millilik var mıdır?
Bölgesinde emperyalizmin jandarması olmayı kabul etmeyi içine sindiren, İsrail’le bir yandan kavga eder gibi görünüp diğer yandan koruyuculuğunu üstlendiğini, menfaatler ilişkilerinin ve ticaretin devam ettiğini fark edemeyen, etse bile umursamayan bir toplumumda millilik var mıdır?
Örnekleri çoğaltabilirsiniz.
İRADE…
Allah’ın verdiği beyni, aklı, mantığı kullanmak yerine, İslam’ı savunduklarını iddia edenlerin peşinden gözü kapalı gidenlerin iradesi var mıdır?
Bir cebine üç kuruş koyarken diğer cebinden otuz kuruş alanlara “Allah başımızdan eksik etmesin” diyebilenlerin iradesi var mıdır?
İslam’da ruhban sınıfı olmadığı halde, “İslam’ın son din, peygamberimiz Hz. Muhammet (sa) efendimizin son peygamber olduğu” gerçeğini göz ardı ederek, kendilerini peygamber yerine koyan emperyalizmin uşakları tarikat-cemaat liderlerinin, şeyhlerin ve siyasilerin peşinden gidenlerde irade var mıdır?
Yoksulluğa, dilenciliğe, tembelliğe alıştırılmalarına ses çıkarmayanlarda, üç kuruşluk yardımlara insanlık onurunu, İslam’ın şerefini satanlarda irade var mıdır?
Batı laboratuvarlarında yazılmış yorumları din olarak kabul ettiğinin farkında olmayan, Müslüman olduğunu iddia ederken Kur’an-ı Kerim’in kapağını bile açmamış insanların iradesi var mıdır?
Düşünmediği, sorgulamadığı için dinlerarası diyaloğun aslında İslam’ın içini adım adım boşalttığını göremeyen toplumda irade var mıdır?
Ellerine maddi güç geçince İslam’ın öğretilerini bir kenara bırakıp paranın esiri olan, evlerinin musluklarını altından yaptıran, pahalı 4×4’lerle hava atan, dini nikahla harem kuran, içlerindeki tüm kompleksleri, açlıkları ortaya döken, ayakkabı kutularını dolduranları onaylayan bir toplumda irade var mıdır?
İki namaz vakti arası rüşvet pazarlıkları yapan bir toplumda irade var mıdır?
Örnekleri çoğaltabilirsiniz.
Peki neden böyle oldu?
Eğer bir toplumu özünden uzaklaştırırsanız, geçmişinden kopartırsanız, rüzgara kapılmış yaprak gibi önce sağa sola savrulur, sonra bir lağıma süpürülür. Türk Milleti çok detaylı bir operasyonla küçük parçalara bölündü. Bu ülkenin değeri unutturuldu. Mensubu olduğu İslam’dan uzaklaştırıldı.