Neler Oluyor

MEHMET UÇUM’UN AÇIKLAMASINA DAİR BİRKAÇ AÇIKLAMA

By Ocak 12, 2025 No Comments

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum X’te bir paylaşım yaptı. Bu paylaşımında dikkate alınması gereken ve açıklamaya muhtaç birkaç nokta var.

Celal ÇETİN

1- Bahçeli’nin DEM-İmralı çıkışı,

2- “Erdoğan yeniden aday olabilir-olamaz” tartışmaları,

3- Yeni anayasa tartışmaları.

1/A- “İlk dikkat çeken; bu yeni aşamayı bir müzakereymiş gibi gösterme çabası, İmralı görüşmesi üzerinden politik şovlara yeltenilmesi ve konuya yeni aktörler katma girişimi oldu. Bunlar tarihi fırsatı tahrip edecek tutumlardır” dedi.

“Yeni Aktörler”den neyin kastetildiği anlaşılamakla birlikte, yurtdışından olma ihtimali büyük. ABD ve Avrupa gibi. Bu aktörler kesin karışacak.

1/B- “İlk dikkat çeken; bu yeni aşamayı bir müzakereymiş gibi gösterme çabası, Yine emperyalist bir proje olan dış Kürt sorununun dili; bağımsızlık, özerklik gibi yeniden piyasaya sürülüyor. Hukuki bağ olan Türk vatandaşlığı etnik kimliğe indirgenerek tartışmaya açılıyor. Tümden ideolojik bir çarpıtma olan ve esasen yapay dış Kürt sorununun iki ulus tezinden türetilen “eşit vatandaşlık” söylemi öne çıkarılıyor. Eşit vatandaşlıktan ne kast edildiği ise açıklanmıyor. Tüm bunlar Türkiye’nin bölünmesine giden bir yol yapmaktır” dedi.

Bu endişeleri anlayışla karşılamak lazım. “Çözüm Süreci, Oslo pazarlıkları, Habur aşağılanması” hafızalarda tazeliğini koruyor. Ayrıca, yeni anayasa tartışmalarında ilk 4 maddenin ve “Türk kavramının” geleceğine yönelik belirsizlik devam ediyor. Hükümetin en yetkili makamlarından net ve ikna edici bir açıklama yapılmıyor.

2/A- “Konuyu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasına bağlayanlar ise tam bir aymazlık içinde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istisnai adaylığı için anayasal imkân (m.116/3) olmasına rağmen, ‘bu girişimle adaylıktaki anayasal engeli kaldırmak istiyorlar’ şeklinde yalan söyleyip bunda ısrar edenler de var. Bu iki konu arasında ne zaman birliği açısından ilişki kurulabilir ne de özellikleri bakımından” dedi.

Erdoğan’ın, tüm tartışmalara rağmen aday olmayacağına yönelik bir açıklaması yok. Buna karşılık Mehmet Uçum ve pek çok AKP’nin ileri geleni “Erdoğan’ın adaylığı önünde engel olmadığı” tezini sağlam temellere oturtmaya çalışıyor.

2/B- Uçum da, “Terörsüz Türkiye hedefi bugünün konusudur. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a istisnai adaylık imkânı ise 2027 yılının ikinci yarısında gündeme gelebilir” şerhi ile kapıyı açık tutuyor. Zaman birliği ve özelliği açısından ilişki kurulamayacaksa, Erdoğan’ın adaylığı konusu neden gündemde tutuluyor ve tartışma ortamı sürdürülüyor? Sanki kamuoyu 2027’nin ikinci yarısına hazırlanıyor gibi bir tablo oluşuyor.

2/C- Erdoğan, Şanlıurfa’da İbrahim Tatlıses’in “Önümüzdeki dönem cumhurbaşkanlığına var mısınız?” sorusuna, “Sen varsan, varım” karşılığını verdi.

3/A- “Konuyu yeni anayasaya bağlayanlar da var. Oysa yeni anayasa olmasa da Terörsüz Türkiye hedefinden vazgeçilmez. Yeni anayasa olursa ilk dört maddeye dokunulmayacağı, Türk Milleti ve Türk Vatandaşlığı isimlerinden vazgeçilmeyeceği defalarca ifade edildi. Elbette Cumhuriyetin kazanımları ve demokratik birikim korunacaktır. Bunlara zarar vermeye hiç kimsenin gücü yetmez. Bunların güvencesi Türk Milletidir” dedi.

“Yeni anayasa olmasa da cümlesi ile, ” Yeni anayasa olursa ilk dört maddeye dokunulmayacağı” cümlesi dikkat çekici. Herkes biliyor ki, MHP hariç Cumhur İttifakı’nın bileşenleri ile bazı dini kuruluşlar yeni anayasada ilk dört maddeyi tartışmaya açmaya yönelik nabız yokladı.

3/B- Yine AKP cenahından “ilk 4 maddeye dokunulmayacağına dair” güçlü ve bağlayıcı açıklamalar yapılmadı, tercih sessizlikten yana kullanıldı. Buna karşılık Bahçeli, 2021’de bir Pazar günü sürpriz şekilde açıkladığı 100 maddelik yeni anayasa paketinde ilk 4 maddenin kırmızı çizgileri olduğunu en güçlü şekilde ifade etmişti.

DIŞARIDA DA TARTIŞMALI SÜREÇ

İçeride hala politik tartışmalarla zaman geçirilirken dışarıda ise hoş olmayan gelişmeler yaşanıyor.

1- İsrail ile Hamas arasında ateşkes mutabakat sağlandı gibi. İsrail Gazze’de ve Refah’ta bazı yerlerden çekilecek, Hamas da elindeki rehineleri bırakacak. Garantör ülkeler; ABD, Mısır, Katar. Gazze’nin, Filistin’in “amansız savunucusu” Türkiye ise masada yok.

2- Roma’da Suriye’nin geleceği ile ilgili bir toplantı yapıldı. Katılan ülkeler; bölgeyle alakası olmayan ABD, İngiltere, Fransa, Almanya ve İtalya. Esad’ı devirmek için olaanüstü çaba harcayan, rejim devrilince Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmak için birkaç gün sonra Şam’a giden, Emevi Camii’nde namaz kılan, Colani ile çay içen Türkiye ise masada yok.

3- ABD ise her iki masada yer alıyor.

4- Avrupa’daki Suriye masasında yer almayan Türkiye, Suudi Arabistan, Bahreyn, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Umman, Katar ve BAE dışişleri bakanlarının biraraya geldiği Riyad’daki Suriye konulu toplantıya katıldı.

5- ABD ve Avrupa Suriye’nin geleceğine yeniden imar açısından bakarken Türkiye’nin bölgede belirleyici aktör olmasını istemezler, bu bilinen gerçek. Riyad zirvesine katılan Arap ülkeleri de Türkiye’nin belirleyici aktör olmasını istemez, bu da bilinen gerçek. Her iki taraf da, hiç kuşkunuz olmasın Türkiye’ye karşı birbirleri ile ve PKK/PYD ile işbirliği yapar.

6- Yunanistan Ege adalarına füzeler yerleştirerek Ege Denizi’nde “füze kalkanı” kurmak üzere füze alımlarına başlıyor.

SONUÇ: İçeride Erdoğan’ın yeniden adaylığı, yeni anayasa gibi gereksiz ve zamansız tartışmalarla harcanacak ne zamanımız, ne enerjimiz var.

Leave a Reply