Neler Oluyor

KÜRESEL TABLO NETLEŞİYOR MU?

By Ocak 8, 2025 No Comments

20 Ocak’ta koltuğa oturacak olan Trump, fiili olarak ABD’yi yönetmeye başladı. Trump, ABD başta olmak üzere geleneksel küresel nizamı alt üst etmeye yeminli. Ancak ABD müesses nizamının ve Pentagon’un direnişi de devam ediyor. Bu nedenle uluslararası bir konsorsiyum tarafından korunması ve desteklenmesi gerekiyor. Bugün yaşananlar, bu konsorsiyomun doğum sancıları.

Celal ÇETİN

Trump’lı ABD’nin çizdiği küresel tablo netleşiyor gibi. Trump Orta Doğu’dan çekilecek. Tek önceliği Kanada, Grönland ve Panama Kanalı. PYD, Kürtler filan umurunda değil. “Bölgeden çekileceğim bu kesin. Ama biraz bekleyin içeride durumumu sağlamlaştırayım. Daha sonra istediğinizi yapın.

Bu arada sizden ricam, PYD’ye dokunursanız da fazla canlarını yakmayın. Hizaya getirin yeter.”

Trump muhtemelen bölgede İsrail-Türkiye işbirliğini de teşvik edecek.

İran’ın PKK/PYD ile görüşmeler yaptığı biliniyor.

İsrail’in de PKK/PYD ile görüşmeler yaptığı biliniyor.

Bu durum İsrail-İran denklemine farklı bir boyut kazandıracak.

İsrail-İran, görünürde düşman iki ülke.

PKK/PYD, düşman iki ülkenin ortak müttefiki.

Trump, İran’a karşıt bir başkan.

İsrail ile Türkiye yakın gelecekte bölgede işbirliğine girerse, İran ve PKK/PYD açığa düşer.

Trump’ın, Florida’da Mar-a Lago’daki kulübünde Salı günü düzenlediği basın toplantısında söyledikleri çok önemli:

Trump’a, ABD’nin Suriye’de 900 olarak bilinen asker sayısının geçen ay Savunma Bakanlığı’nca 2 bin olarak açıklanması sonrası, bu askeri kapasiteyi tutmaya devam edip etmeyeceği sorusu yöneltildi.

“Bunu size söylemeyeceğim çünkü bu askeri stratejinin bir parçası. Ancak bu Türkiye ile ilgili. Türkiye 2000 yıldır farklı isimler ve farklı şekillerde o ülkenin peşinde. İçeriye (Suriye) giren insanlar Türkiye’den. Cumhurbaşkanı Erdoğan benim arkadaşım. Sevdiğim, saygı duyduğum bir kişi. Sanırım o da bana saygı duyuyor. Erdoğan’dan Kürtler’in peşinden gitmemesini istedim ve o da bu ricayı yerine getirdi.

Bunun ne kadar süreceğini bilmiyorum. Kürtler ve Türkiye doğal düşman ve birbirinden nefret ediyor.

Ancak Erdoğan peşlerinden gitmedi. Geçmişte de yapmadı. Başlamıştı ve ben de lütfen bunu yapma dedim. O da yapmadı. Suriye’de olanlara bakarsanız, Rusya zayıflamıştı, İran zayıflamıştı ve o (Erdoğan) çok akıllı bir kişi. Adamlarını farklı şekillerde ve farklı isimlerle oraya gönderdi. İçeri girdiler ve ele geçirdiler. Olan bu” dedi.

Trump aynı konuşmasında, “Rusya’nın Ukrayna’nın NATO’ya olası girişi konusundaki endişelerini anlayışla karşılıyorum” ifadesini kullandı.

İSRAİL’İN GİZLİ AJANDASI

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun talimatıyla kurulan Nagel Komitesi’nin, hükümete Türkiye ile “olası bir savaşa” hazırlıklı olması tavsiyesinde bulunması dikkat çekici.

Başbakan Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e sunuldu.

Raporda, Suriyeli muhalif grupların Türkiye ile ittifak kurarak İsrail’in güvenliğine yönelik yeni ve güçlü bir tehdit oluşturma riski bulunduğu öne sürülürken, “Suriye’den gelen tehdit İran tehdidinden bile daha tehlikeli bir hal alabilir. Diğer bölgesel tehditlerin yanı sıra ‘Türkiye’nin yarattığı zorluklarla’ başa çıkabilmek için savunma bütçesi gelecek 5 yıl içinde yıllık 15 milyar şekele (yaklaşık 4,14 milyar dolar) kadar arttırılmalıdır. Türkiye ile olası çatışmaya hazırlık için askeri yetenekler güçlendirilmelidir. İsrail’in uzun menzilli vuruş kabiliyetini güçlendirmek için ilave F-15 savaş uçakları, yakıt ikmal uçakları, insansız hava araçları ve uydular satın alması, kısa-orta menzilli Demir Kubbe, ABD ile birlikte üretilen orta-uzun menzilli Davud Sapanı, Arrow sistemleri ve Iron Beam (Demir Işın) lazer tabanlı füze savunma sistemi gibi hava savunma sistemlerinin kabiliyetlerinin geliştirilmesi gerekiyor” denildi.

Raporda ayrıca, Ürdün ile olası diplomatik sonuçlarına rağmen İsrail’in savunma stratejisinde önemli bir değişikliğe işaret edecek olan Ürdün Vadisi boyunca tahkim edilmiş bir güvenlik bariyerinin inşa edilmesi gerektiği de belirtildi.

Netanyahu, kendisine sunulan rapora ilişkin, “Orta Doğu’da köklü değişikliklere tanık oluyoruz. İran uzun zamandır en büyük tehdidimizdi ancak arenaya yeni güçler giriyor ve beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu rapor bize İsrail’in geleceğini güvence altına almak için bir yol haritası sunmaktadır” dedi.

Nagel Komitesi tavsiyelerini önümüzdeki 5 yıla yaydı. Yani Trump’ın görev süresi kadarlık bir süre.

DÜNYADAN KISA KISA

İran’ın Suriye’de irili ufaklı 477 üssü var. Ayrıca İran, Pakistan, Bangladeş ve Afrika gibi yerlerden Şiileri Suriye’ye getirmiş, onlara kaçan muhaliflerin ev ve arsalarını tahsis ederken maaş bağlamıştı. Bunlar kovulmaya başladığı için İran’da panik başladı.

ABD, İngiltere’ye Trump ve Elon Musk ile saldırıya geçti. ABD’deki Anglosakson akıl ile İngilizler beraber hareket ediyorlar. İngilz hükümeti Biden’in kazanması için 100 kişiyi görevlendirmişti.

Bunu bilen Elon Musk, “İngiltere’yi Reform partisi kurtarır” açıklaması ile karşı saldıraya geçti.

Fransa’da ise Macron, “Elon Musk aşırı, gerici uluslararası sağ bir hareketi destekliyor” dedi.

Musk Almanya’yı da ihmal etmedi ve “Alternatif Partisi Almanya’yı kurtarır” açıklaması yaptı. Trump’ın gelişi ile Sholdz hükümeti düşmüştü.

“Grönland’ı Trump satın alabilir mi?” sorusuna “evet” cevabı veriliyor. Grönland referandum ile ABD’ye bağlanabilir veya özerk olabilir. Yaklaşık 57.000 nüfuslu dünyanın en büyük adası, 1979 yılında özerk bölge haline gelene kadar Danimarka’nın sömürgesiydi. Grönland 2009 yılından bu yana referandum yoluyla bağımsızlığını ilan etme hakkına elinde bulunduruyor.

AB’de Kanada’nın birliğe dahil olmasını isteyenlerin sayısı artıyor. Toprağı büyük ve zengin kaynaklara sahip.

Trump ve Musk ele ele Avrupa’yı şekillendiriyor, Avrupa’nın demokrasi götüren ülkelerini yeniden yapılandırıyor. Yeni bir Batı medeniyeti doğuyor. Yeni Batı medeniyetinin temeli Hıristiyanlık, ırk ve ulus devlet ilkeleri üzerine kurgulanıyor.

Ülkelerin dizayn operasyonlarının dün Türkiye, Brezilya, Arjantin, Orta Doğu, Afrika gibi geri kalmış veya kalkınmakta olan ülkelere/bölgelere, bugün ise Avrupa’ya yapıldığı düşünülürse, dünyanın tarihsel bir kırılma yaşadığını söylemek mümkün.

Avrupa’daki “aşırı sağ” haçlı zihniyetine sahiptir. Her iki dünya savaşının silahları Batı menşeiliydi.

Bugünse küçük ülkeler ve gruplar merdiven altı ucuz dronları, SİHA’ları ve balistik füzeleri ve küresel iddiaları ile denklemde yerini alıyor.

Örneğin Yemen, Hamas, Hizbullah gibi.

Örneğin Afrika’nın uyanışı ve Fransa’yı bölgeden çıkarması gibi.

SONUÇ:

Uluslararası ilişkilerde hiçbir zaman kesin yargıya varılamaz, her zaman ihtiyat marjı bırakılır.

Özellikle, Trump’lı bir ABD’nin olduğu bir süreç ebu ihtiyat marjını geniş bırakmakta fayda var.

Sözkonusu marjı bırakarak ve mevcut tabloya göre denilebilir ki; dünyada yeni bir ittifak yapılanması oluşuyor.

Bu ittifakın asli aktörleri ABD, Rusya, Çin ve Türkiye olacak.

ABD Amerikan Kıtası’nı, Rusya Kafkasya/Karadeniz’i, Çin Asya/Pasifik’i, Türkiye Orta Doğu’yu, Kafkasya/Karadeniz’i temsil edecek. Kuzey Kutbu ve Afrika ise “ortak komisyon” tarafından temsil edilecek.

Bütün bölgeler birbiri ile iletişim ve ilişki içinde, Türkiye’nin ise hepsi ile bir şekilde bağı var.

Trump’ın geleneksel küresel dengeleri ve sistemi yerle yeksan etmeye yeminli olduğu ortada. Başarabilirse yeni bir dünyanın kapısı aralanacak. “İyi mi olur kötü mü?” sorusunun cevabı henüz yok ama, eski sistemin değişmesinin zamanı geldi. Trump’ın bunu tek başına yapması mümkün değil. Bir konsorsiyumun yandımcı olması gerekiyor. Sanırım konsorsiyum kurulmaya başlandı.

Leave a Reply