Coronavirüsün toplumların sosyolojik yapısından devlet sistemlerine, ekonomik/finans sistemlerinden inanç sistemlerine kadar her şeyi değiştireceği ortaya çıktı. Bugüne kadarki hiçbir doğal salgının böyle bir etkisi olmadı. “Bu virüsün asıl etkisi, küresel ekonomik sistemi değiştirmeye yönelik” dersek, çok iddialı olmaz.
Celal ÇETİN
Virüsün ortaya çıktığı andan itibaren doları tedavülden kaldırmaya yönelik olarak çalışmalar hız kazandı. Trump’ın temsil ettiği uluslararası finans gücü ile Çin tarihi bond alışları yapmaya başladı. Amaç, 150 yıllık vadelere kadar uzanan borçları kapatarak altına endeksli bir para birimine geçmek.
Kısaca, ABD ve Çin ortak operasyonu ile küresel çapta borç silme operasyonu başladı. Bilindiği gibi ABD Doları, küresel para birimidir ve borçlanmalar ABD Doları üzerinden yapılıyor.
Alımları FED (ABD Merkez Bankası) ve Çin Merkez bankası ortaklaşa yaparken hükümetler, IMF, Dünya Bankası ve Pentagon’un onayının alındığı belirtiliyor.
Bu operasyonda ne satarsanız satın alacağınızın sadece 10’unun ödeneceği geri kalanının ödenmeyeceği açık açık ilan edildi ve kabul gördü. Bir başka ifadeyle küresel sermaye el değiştiriyor. Uluslararası satışa sunulacak olan bond miktarı yaklaşık 5 katrilyon ABD Doları. Ödemeler salı günü bir Amerikan vakfı gözetiminde Pentagon’un izni çıkar çıkmaz başlayacak.
4 katmanlı alıcı var. En son konsorsiyum, yani Redemtion adı verilen son alıcılar bulunuyor. Bu Bondların bir kısmı altın karşılığında, bir kısmı da Çin’in toprak teminatı karşılığı basılmıştı. Hong Kong 100 sene bu bondlar yüzünden İngiltere’de kaldı.
Bu yüzyılın en büyük borç ödeme operasyonu bir kez yapılacak, bir daha asla yapılmayacak.

YENİ BİR DÜNYAYA DOĞRU
Yepyeni bir dünya şekilleniyor. Endüstri 4.0, toplum 5.0 ve Z kuşağı birlikte bu değişim/dönüşümü gerçekleştiriyor. En önemlisi; kapitalizmin tanımı ve sosyal devlet kavramı değişecek. Şöyle anlatalım:
Endüstri 4.0 demek yapay zeka ve robot dönemi demektir. Yapay zekayla donatılmış robot dönemi, işsizlik, yoksulluk anlamına geliyor. Robotlar her alanda deneme amaçlı da olsa kullanıma girdi zaten.
İki uç örnek:
Japonya ve birkaç ülkede restoranlarda robotlar siparişinizi alıyor, yemeğinizi getiriyor. İnsan unsuru minimuma iniyor. Bir süredir robotlar doktor gözetiminde bazı ameliyatları yapmaya başladı.

Doktor ve garson robotların ve aklınıza gelebilecek her alanda yapay zekayla donatılmış robotların kullanıldığını düşünün. Yüzmilyonlarca insanın yaptığı işi çok az sayıda robot yapabilecek. O yüzmilyonlarca insan işini kaybedecek.
Endüstri 1.0, 2.0, 3.0 dönemlerinde insanlar alternatif çalışma alanlarına sahipti. Kömür madenlerinden çıkıp tarlada, oradan çıkıp hizmet sektöründe veya başka alanlarda iş bulabiliyordu. Hiç olmadı hamallık yapabiliyordu.
O dönemlerde kapitalizmin en acımasız yöntemi uygulanıyordu. İnsanoğlunun emeği üç kuruşa sömürülüyordu ama, en azından evine bir ekmek götürüyordu. Yeni dünyada alternatifi olmayacak. Hamallık bile yapamayacak. Bir robot, 10 insanın kaldırabileceği yükün belki 10 katını sırtlayıp götürecek.
Yeni Dünya milyonlarca işsizin yoksulun yaşamaya çalıştığı bir dünya olacak. Bu durum küresel kaosun da kapısını açacak. Kapitalizm yine olacak. Ancak bu kez işsiz ve aç milyarlarca insanı polis gücüyle, baskıyla durdurmak mümkün olmayacak.

Ortaya çıkacak kaos karşısında ne devletler durabilecek, ne sermaye sahipleri.
Bu noktada Z kuşağı ve toplum 5.0 devreye giriyor. Z kuşağının değer yargıları farklı. Geleneksel din, mezhep, etnik köken gibi sorgusuz biat kavramları geçerli olmayacak. Farklı ahlak, demokrasi anlayışları olacak.
Her biri bilgiyle donanmış bu nesil, sorgulamaya başladı. Daha duyarlı. Bu nesil yeni dünyanın yeni kurallarını koyacak, toplum 5.0’i oluşturacak.
Milyarlarca insanın devletler ve kapital sahipleri için tehdit oluşturması, kavramların yeniden tanımlanmasıyla sağlanacak. Sosyal devlet kavramı güçlenirken kapitalizm, kazandığının bir kısmını topluma geri vermek zorunda kalacak.
Kapitalizmin üretiminin paraya dönüşmesi için tüketim lazım. Tüketim yoksa üretim de olmaz. Tüketim için para gerekiyor. Dikkat edin, özel sektörde “sosyal sorumluluk projeleri” akımı hızla yayılıyor. Bu kavram, yeni döneme hazırlıktır.

Bu arada devletler sosyal devlet kavramının sınırlarını genişletecek, insanların sağlıktan eğitime kadar her alanda destek sağlayacak. Bu arada toplumun “boş zamanlarını değerlendirme” gibi bir politika benimsenecek. Yeni dünyada insanların çok boş zamanı olacak. Ve insanlar, “bu boş zamanı ben istemedim. Bana iş imkanları sunamadığınız için çalışamıyorum. O zaman benim boş zamanlarımı iyi geçirmem için yardım edeceksiniz” deme hakkı doğacak.
İnsanın bu hakkı kabul edilmezse kaos doğacak. Kaos istenmeyecek. Kapitalizm el mahkum insanı düşünmek zorunda kalacak. Sonuç olarak; çok farklı bir dünyaya giriyor torunlarımız.