Arka Yüzü

“IŞİD PLANI, ‘ABD-SURİYE SAVAŞI’NA DÖNÜŞEBİLİR”

By Eylül 17, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Rusyanın Sesi radyosuna konuşan strateji uzmanı emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından dile getirilen “IŞİD ile mücadelede kara harekatı olmadan başarılı olunmaz ve tampon bölge” açıklamalarını değerlendirdi. Kuloğlu, “hava harekatı ile sonuç alınamayacağının tarihi ve askeri bir gerçek” olduğunu savunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar ziyareti dönüşünde yaptığı açıklamalar gündemde yeni bir tartışmayı ateşledi. ABD’nin IŞİD’e karşı gerçekleştirmeyi planladığı hava operasyonlarının yeterli olmayacağını açıklayan Erdoğan, kara harekâtı olmadan bir başarından söz edilemeyeceğini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ABD açıklama yaptı. Ben hava harekâtını yaparım diyor. Kara harekâtını yapanlar, ‘Biz onların işini kolaylaştırırız’ diyor. Şimdi zaten kara harekâtının olmadığı bir operasyonun başarılı olması mümkün değil. Ancak caydırıcı olur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ayrıca Katar’ın görüşmeyi reddettiği Müslüman Kardeşler yöneticilerini Türkiye’ye davet etti. Erdoğan, “Türkiye’ye gelmek gibi bir talepleri olması durumunda incelenir bakılır” dedi.

IŞİD militanlarına karşı tampon bir bölge oluşturma ihtimalinin de gündemde olduğunu ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin Irak ve Suriye sınırlarında olası bir tampon bölge oluşturulması hakkında, “TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) çalışıyor. Önümüze getirecekler. Gerekirse karar vereceğiz” dedi. Katar ziyareti dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, olası tampon bölgenin sınırın nerelerinde oluşturulabileceği konusunda ise bilgi vermedi.

“Atilla Güner’le Akşam Postası”na konuk olan strateji uzmanı emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, IŞİD’le mücadele noktasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaptığı açıklamaları ve sıcak bölgedeki durumu değerlendirdi.

“HAVA HAREKÂTI İLE SONUÇ ALINAMAYACAĞI ASKERİ VE TARİHİ BİR GERÇEK”

Hava harekâtı ile sonuç alınamayacağının tarihi ve askeri bir gerçek olduğunu dile getiren Kuloğlu, “Mutlaka piyadenin postalı ve süngüsü karaya ayak basmak mecburiyetindedir. Aksi takdirde o bölgeye hâkim olmanız mümkün değildir. 1991 yılının Birinci Körfez Savaşı’nda ısrarla hava harekâtı ile sonuç alınabileceği iddia ediliyordu. Bunun Saddam’a karşı mümkün olmadığı anlaşıldı ve mecburen kara harekâtı yapılmak zorunda kalındı” dedi.

IŞİD’in uzun süredir bölgede kontrolü sağlamış, sahasını genişletmiş ve gittikçe imkânlarını arttırarak daha güçlü bir örgüt haline geldiğini ifade eden Kuloğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Bu bölgede katliamlar yapan ve daha da büyümesi mümkün olan bir güce karşı sadece hava harekâtı ile sonuç almak mümkün değil. Çünkü IŞİD bölgede hücreler halinde de teşkilatlanabilmiş durumda, belli bölgelerde yer altına girmiş durumda, belli bölgelerde saklanabilir durumda ve halkın içerisine karışmış durumda.”

“TÜRKİYESİZ KARA HAREKÂTI YAPILABİLİR”

Türkiyesiz kara harekâtı yapılabileceğini düşünen Armağan Kuloğlu, “2003 yılında Irak harekâtında Kuzey bölgeden yapılıp Türkiye topraklarını kullanacaklardı. Türkiye’den izin çıkmayınca Amerikan kuvvetleri Güney’den işgal etmeye başlamıştı. Ama Türkiye’nin bölgesinden harekâtın sağlanması, bu harekâtı yapacaklar açısından bir kolaylık sağlayacaktır” ifadelerini kullandı.

“BU İŞİN BİR DE SURİYE TARAFI VAR”

Kuloğlu, ABD’nin hava harekâtı fikrine bölge ülkelerinin nasıl yaklaştıklarını ise şu sözlerle aktardı: “Hava harekâtını ABD, Irak’ta gerçekleştiriyor. Irak hükümeti izin verdiği için Irak’tan gerçekleştiriyor. Bu işin bir de Suriye tarafı var. Suriye topraklarında hava ya da kara harekâtında bulunulması o bölgedeki legal hükümetin iznine tâbidir. Böyle olmadığında harp ilan etmektedir. Suriye devlet başkanı, ‘Amerikan Hava Kuvvetleri izinsiz olarak Suriye hava sahasında hareket eder, IŞID ile mücadele eder ise biz Amerikan uçaklarını vururuz’ demişti. Obama o zaman bir cevap verip ‘Sen beni vurmaya kalkarsan, önce ben seni vururum’ dedi. Yani orada karşılıklı bir çatışmanın çıkması, işin Amerika- Suriye savaşına dönüşmesi de mümkün. Suriye’nin arkasında Rusya ve İran var. Rusya ve İran’da bu işe karşı. Yani, Suriye devletinden müsaade alınmadan böyle bir harekât yapılmasını istemiyor. Suriye tarafından bakacak olursak IŞİD kendisine karşı da bir tehdit ama böyle bir müsaadenin kendisinden alınmasını, kendisinin halen Suriye’nin meşru devleti olduğu durumunu ortaya çıkaracağından arzu ediyor.”

“KARADAN MÜCADELEYE DESTEK VERİRSEK PKK İLE MÜTTEFİK OLURUZ”

Kuloğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Kara harekâtına kimse yanaşmıyor sadece lojistik destek, mühimmat desteği, silah desteği ve eğitim desteği… Her türlü destek var ama yapacak kimse yok. Diyorlar ki ‘Irak ordusu yapacak, kuzeydeki peşmerge yapacak, peşmerge ile birlikte PKK destekli PYD ve Irak topraklarındaki PKK yapacak.’ Irak ordusu IŞID karşısında kaçan bir kuvvet. Tekrar motive olması, eğitim alması gerekiyor. Yani sadece silaha sahip olması savaşı yürütebileceği anlamına gelmez. Peşmergenin de eğitim eksikliği var savaşan bir yanı yok. Karada savaşacak insan olmadığı için PKK ve PYD’nin IŞİD ile mücadelesine bir noktada destek verilmesi gerekiyor. Bu konuda destek verildiği zaman terör örgütü olan PKK’yı müttefik haline getirmiş oluyorsunuz, onunla iş birliği yapan bir duruma sokuyorsunuz. O zaman terör örgütü demek mümkün değil, iş birliği yapılan bir güç demek gerekiyor. Bir taraftan terör örgütü bir taraftan iş birliği yapılan bir güç olması mümkün değil.”