Gençlik Arenası

TELEVİZYON İÇİNE HAPSOLMUŞ ÇOCUKLAR

By Eylül 4, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Bir çocuğun beyni doğduğu anda 333 gram. Bu rakam bebek 2 yaşına gelene kadar 3 kat artıyor. Dolayısıyla beyinsel gelişmenin olduğu bu dönemde özellikle o yaşlarda çocuğun neye baktığı, neye konsantre olduğu çok önemli. Çocukların seyretmesi için seçilecek film ve televizyon önünde oturma süresi gelecek hayatını çok büyük bir oranda etkiliyor.

Bütün gün yorulup akşam rahat bir nefes almak isteyen birçok çocuklu anne-babanın aklına gelen ilk çözüm: Televizyon! Bir çizgi film ya da rengârenk görüntülü herhangi bir belgesel, yanında biraz çerez, bir bardak meyve suyu…Oh dünya varmış! Çocuk bağrışmasının ardından gelen sessizlik dinlenmek için tam bir fırsat. Yale Üniversitesi sosyologlarından Nicholas Christakis, 2011 yılından bu yana her fırsatta aileleri uyarmaya devam ediyor: “Bir çocuğun beyni doğduğu anda 333 gram. Bu rakam bebek 2 yaşına gelene kadar 3 kat artıyor. Dolayısıyla beyinsel gelişmenin olduğu bu dönemde özellikle o yaşlarda çocuğun neye baktığı, neye konsantre olduğu çok önemli. Onun için çocuklar televizyon önüne oturduğu an seyretmesi için seçilecek film ve televizyon önünde oturma süresi gelecek hayatını çok büyük bir oranda etkiliyor. Okul çağında günde 1.5 saatten fazla televizyon seyreden çocuklarda okul derslerine konsantrasyon bozukluğu görülüyor. Maximum 1.5 saat TV seyredip diğer bilgisayar oyunlarından uzak tutulan çocuklar, anlayışlı, yardımsever, başarılı ve idealist bireylere dönüşüyor. Kısacası sessiz bir ortam için “televizyon içine hapsettiğiniz” çocuklarınız büyüdüklerinde “o kafesten” sorunlu insanlar olarak çıkabiliyorlar.