Arka Yüzü

FİLİSTİN ÜÇÜNCÜ İNTİFADA’NIN EŞİĞİNDE Mİ?

By Temmuz 12, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

İsrail radikallerinin genç bir Filistinliyi öldürmesinin ardından Filistin topraklarında yine intifadanın ayak sesleri duyulmaya başladı. Hem İsrail hem de Filistin’de durumu daha da gerginleştiren politika izleyen güçler aktif faaliyetlerde bulunuyor. Ama şu an Filistin topraklarında üçüncü intifadanın başlanması hangi sonuçlara yol açabilir?

2 Temmuz gecesi 16 yaşındaki Muhammed Ebu Kudeyr’in kaçırılıp öldürülmesinin Haziran’da üç İsrailli gencin öldürülmesine bir karşılık olduğu iddia ediliyor. Genç Filistinli üç İsrailli gencin cesetleri bulunduktan bir gün sonra kaçırılıp diri diri yakılmıştı.

İsrail polisi Kudüs‘te bir Filistinli gencin kaçırılıp öldürülmesi olayıyla ilgili olarak altı zanlının gözaltında tutulduğunu bildirdi. Filistin Başsavcılığı’nın Kudeyr’la ilgili soruşturmasında aşırı sağcı gruplara odaklanan İsrail polisi içerisinde, cinayetin ‘milliyetçilik’ sebebiyle işlendiği fikri ağır basıyor.

Şu an bazı güçlerin yeni İntifada’nın başlanması için provokasyonlar yaptığı görüşünü ifade eden Arap Ülkeleriyle Dostluk ve İşbirliği Derneği Başkanı, tanınmış siyaset uzmanı Viyaçeslav Matuzov, bu güçlerin Filistin Yönetimi olmadığını belirterek şunu söyledi: “Mahmud Abbas 24 Haziran’da Moskova’ya geldiğinde kendisiyle görüştüm. O siyasi çözüm sürecinden yana olduklarını bir kez daha ifade etti. Filistinliler barış sürecinin baltalanmasına ilgi duyan en son kişilerdir. Siyasi açıdan Filistinlilerin konumu şu an çok güçlüdür.”

Matuzov sözlerine şöyle devam etti:

“Aslında Filistinliler konumunu güçlendiriyorlar. Amerikalılar da bundan çok rahatsızlar, çünkü Arap dünyasının parçalanmasına ve Arap ülkelerinin bugün Suriye, Irak, Libya, Yemen ve Sudan’da tanık olduğumuz ‘yönetilebilir kaos’ haline gelmesine yönelik stratejilerine aykırıdır.

İlk iki intifada dünyadaki durumun oldukça sakin olduğu dönemde yaşanmıştı. Bu yüzden de dünya toplumunun yoğun dikkatini çekmişti. Şu an Suriye, Irak’taki olaylar, Washington tarafından kışkırtılmış Ukrayna krizi koşullarında İsrailliler istedikleri kadar şiddet kullanabilirler. Dünya toplumu büyük bir ihtimalle bunu farketmez bile.“

Viyaçeslav Matuzov şöyle devam etti:

“ABD, son yıllarda yavaş yavaş ama oldukça başarılı bir şekilde ilerleyen Orta Doğu barış müzakerelerinin dayandığı ana temelleri yıkmış oldu. Rusya, BM ve Avrupa müzakerelerin başarısının sadece dört arabulucu bu arada ABD, Rusya, AB ve BM’nin ortak çabalarına bağlı olmasında ısrarlıydı. ABD ‘yorganı kendi üzerine çekip’ her şeyi tek başına halletmeye çalıştı. Sonuçta planı suya düşmüş oldu. Filistin meselesinde Washington’un sorunun er ya da geç gündemden kalkacağını düşünerek zaman uzattığı ortadadır. Ne yazık ki Washington bu stratejisinde oldukça başarılı.”

Rusya Bilimler Akademisi Doğubilimleri Enstitüsü uzmanı Tatyana Novosenko’nun da konuya ilişkin değerlendirmesi şöyle:

“Halihazırda en büyük Arap ülkelerinin uğraştığı konulara bakalım. Bunlar Filistin halkının sorunlarından çok uzaktır. Şu an Filistinliler kendi başının çaresine bakmak zorundalar. Uluslararası düzeyde de kendilerine verilen destek azalıyor, çünkü bu yıllar içinde dünyada çok sayıda başka sorun ortaya çıkmıştır.”

Birçok uzmana göre Washington’un Suriye’de kriz kışkırtma çabaları, ABD’nin İŞİD’e yönelik belirsiz bir tutumu aynı zincirin halkaları. Washington bu ağır zinciri sallayarak Orta Doğu’da kendisi için yer hazırlıyor. Bu politikasının etkisini artık bölgenin pek çok ülkesi hissediyor. Filistinliler de istisna değildir.