Neler Oluyor

CISSS. SAKIN ELEŞTİRMEYİN, YANARSINIZ…

By Nisan 9, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

Bu ülkede tüm kavramlar gibi muhalefet ve eleştiri kavramı da değişime uğradı. “Yeni Türkiye”nin yeni ve tehlikesiz eleştiri şöyle olmalı: “Yaptıklarınızı destekliyorum, ama az yaptığınız için sizi eleştiriyorum.”

Celal ÇETİN (08 Eylül 2011)

Nasıl bir mantıktır, anlamak mümkün değil.

Bir Kürt açılımı yaparlar. (Gelen tepkiler üzerine adını Milli Birlik Projesi olarak değiştirirler.) İçeriğini mimarları dışında kimse bilmez. “Ben yaptım oldu, sizler kabul edeceksiniz” dayatması ile herkesin desteklemesini isterler. Oysa bu açılımın Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni parçalanmanın eşiğine getirdiği ortaya çıkmıştır.

Demokrasinin gereği olan muhalefet ve eleştiri hakkını kullanırsın. “Bu yaptığınız üniter yapıyı, milli birliği bozar. Federasyonun ve bağımsız Kürdistan’ın yolunu açar. Emperyalizmin ve PKK’nın istediği de bu” dersin.

“Vayyy sen PKK ağzıyla konuşuyorsun. Yoksa PKK’lı mısın? Devlet politikasını desteklemek zorundasın…”

***

Anayasa değişiklik paketleri hazırlarsın. Kimseye sorma gereği hissetmezsin. “Ben yaptım oldu” dersin. Yetmez yeni anayasa hazırlıklarına başlarsın. Yine kimseye sormazsın.

Demokrasinin gereği olarak muhalefet ve eleştiri hakkını kullanırsın. “Anayasa geniş kesimlerin katılımı ile hazırlanmalı, toplumun bütününü kucaklamalı. Bu yaptığınız memleketin değil sizin anayasanız olur, ki buna demokrasi denmez, faşizm, despotizm, tek adam zihniyeti denir”dersin.

Vayyy, sen statükodan yanasın, demokratikleşmeyi ve özgürlükleri istemiyorsun…”

***

Bir Ergenekon, Balyoz vb. davalar çıkartılır. İçeriğini hala kimse tam olarak anlayamamıştır. Sadece askerin iktidarı devirmek için darbe hazırlığında olduğu iddia edilmektedir. Türk Ordusu’nun onlarca kıymetli generali, yazarı-çizeri, düşünürü, ülkesi-milleti için kaygı duyan insanı tutuklanır. Üç-beş yıldır haklarındaki iddianame bile hazırlanmadan tutukludurlar.

Yasadışı yollarla devletin en üst görevdeki insanları dinlenmektedir. (İktidar partisi hariç.) Yandaş medyada bu ses kayıtları, tıpkı gizli olması gereken sorgu tutanakları gibi yayınlanır.

Demokrasinin gereği olarak muhalefet ve eleştiri hakkını kullanırsın. “Bu yaptığınız insan haklarına, adalete, hukuka uymuyor. Mahkeme kararıyla suçu kesinleşmemiş herkes masumdur. Siz masum insanların özgürlüklerini yıllardır kısıtlıyorsunuz. Yaptıklarınız ne hukuka ne Müslümanlığa sığar” dersin.

“Vayyy sen darbecilerin ağzıyla konuşuyorsun. Yoksa sen darbeci misin?”

***

İsrail’in terörist devlet olduğunu biliyorsun. Gazze’yi ablukaya aldığını, ablukayı delmeye çalışan her kim olursa olsun kuvvet kullanacağını biliyorsun. Bunu bile bile Mavi Marmara gemisinin gidişine izin veriyorsun. İsrail dediğini yapıp 9 Türk vatandaşını katledince önceleri zayıf sesle “ille özür dilesin”diyeceksin. Aradan belli bir zaman geçince dayılanma damarın kabaracak, “yaptırımlar” diye içi boş paket açıklayacaksın. Gerilimi tırmandıracaksın. “Akdeniz’de daha fazla savaş gemimizi göreceksiniz.  İsrail Batı’nın şımarık oğlanıdır” diyeceksiniz.

Ama ne hikmetse dayılandığınız sırada NATO Füze Savunma Sistemi’nin radarının Türkiye’de kurulmasını kabul edeceksiniz.

Demokrasinin gereği olan muhalefet ve eleştiri hakkını kullanırsın. “Bu yaptığınız İsrail’i İran’a karşı korumaktır. Daha düne kadar bu radara karşıydınız, nasıl ikna oldunuz? Daha düne kadar kardeş olarak gördüğünüz ülkelerle savaşın eşiğine geldiniz.” Dersin.

“Vayyy sen İsrail’i avukatlığını yapıyorsun. İsrail sorunu bir devlet politikasıdır. İktidarı desteklemek zorundasın…”

Daha da vahimi, eleştiri yapanları mezhepçilik yapmakla suçlayacaksın. O zaman sorarlar adama, “acaba sen de mi mezhep yakınlığı nedeniyle ülkeyi ateşe atıyorsun?” diye.

Son olarak, hani “türbana özgürlük” diye sokaklara dökülenler, “kahrolsun İsrail” nidaları ile İsrail bayraklarını yakanlar, “Yeni Türkiye’nin liboş, 2. Cumhuriyetçi, satılık-kiralık kalemleri, yandaş-yalaka medyası, ‘yetmez ama evet’çiler” neredesiniz? İktidarınızı İsrail’le olan “haklı!” kavgasında neden yalnız bırakıyorsunuz? Neden kitlesel tepkinizi koymuyorsunuz? Yoksa bu kavganın iç yüzünü bildiğiniz için mi suspus kalıyorsunuz?

Bu ülkede tüm kavramlar gibi muhalefet ve eleştiri kavramı da değişime uğradı. “Yeni Türkiye”nin yeni ve tehlikesiz eleştiri şöyle olmalı: “Yaptıklarınızı destekliyorum, ama az yaptığınız için sizi eleştiriyorum…”

“Şımarık oğlan”cılığın alemi yok. “Özür”lü müsünüz siz, desteksiz eleştiriyorsunuz?