ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross 5 gündür Türkiye’de. Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’la görüştükten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. ABD Ticaret Bakanı’nın bu ziyaretinin sadece iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler nedeniyle gerçekleştiğini düşünmek mümkün değil. Peki sebep ne olabilir?
Celal ÇETİN

Bu sorunun cevabına geçmeden önce ABD Ticaret Bakanı Wilbur’ın kim olduğunu Odatv’den Soner Yalçın’dan okuyalım:
“Yıl, 1976. Ross, 24 yıl çalışacağı şirkette işe başladı: N. M. Rothschild & Sons (Şimdiki adı: Rothschild & Co).
Yani, “Paranın patronu” Rothschild bankacılık grubunun amiral gemisi.
Ross, Rothschild ailesinin adamı. Rothschild imparatorluğunda genel müdürlüğe kadar yükseldi. Bunu nasıl başardı?
Ross’un görev alanı iflas etmek üzere olan işletmeleri satın alıp, yeniden yapılandırıp satmaktı! Örneğin. Donald Trump’ın Atlantic City’deki üç kumarhanesi 1980’lerde alacaklılar tarafından rehin alınmak üzereydi. Ross, bu işi çözererek Trump’ı kurtardı. Ve Rothschild, Trump’ı avucuna aldı. Siz de diyorsunuz ki, Trump, 79 yaşındaki Ross’u 2016’da nasıl Ticaret Bakanı yaptı?”
İKİ AİLENİN SAVAŞI MI?
Şimdi konuya girelim. Bakanın ziyaretini değerlendirmeden önce Rockefeller ve Rothschild ailelerinin konumlarına bakmak gerekiyor.
Rothschild ailesi finans konusunda çok güçlüdür. Ancak Rockefeller ailesi de güçlüdür. ABD merkezli, muhafazakar ağırlıklı Baptis (Hıristiyan mezhebi) olan aile, Katoliklerle de çok yakındır. Ancak Evenjelist Protestan (Evanjelizm; Kitab-ı Mukaddese Yönelmek) görünümlü fakat gerçek kimliklerini koruyan Rockefeller Ailesi, Sefarad (İspanyol) Yahudi dönmesidir.
Siyonist Shriner (dergahçı) yapılanması. Tam adı “Ancient Arabic Order of the Nobles of the Mystic Shrine” 2018 yılı toplantısı Torino’da yapıldı.Toplantının konusu: Küresel İş dünyasının (kapitalizmin) geleceği, yapay zeka, ABD’nin geleceği, Suudiler ve İran.
Gizli toplantıda Dumford’un özel temsilcisi ile Kraliçenin adamı bir araya geldi. Pentagon’un stratejisti James Baker ile James Rothschild’in oğlu Netan Rothschild buluşup Türkiye’yi konuştular..
İngiltere Başbakanı Theresa May’in eşi Philip May’in Rothschild ailesi ile iş yaptığı, Tony Blair, Cameron gibi İngiltere’nin önde gelen siyasilerinin Philip May’in önünde ceketlerini iliklediği, Capital Group şirketinin tüm hisselerinin Philip May’e ait olduğu söyleniyor.
Capital Group, yönetim altındaki varlıkları 1.8 trilyon dolara ulaşan aracı/finansman kuruluşu. Eşi başbakan seçilmeden önce Philip May Rothschild ailesini bırakıyor ve Pentagon’la çalışmaya başlıyor. Ve 2 ay sonra eşi Teresa May başbakan oluyor.
13 Aralık 2018’de şunları yazmıştık:
İLGİNÇ BAĞLANTILAR. Son 45 gün içinde öyle gelişmeler yaşandı ki, her biri ayrı ayrı gibi görünmekle birlikte hepsi bir şekilde birbiriyle bağlantılı.
Vietnam başkanı Tran Dai öldü. 60’lı yaşlardaydı. Ölümünden sonra ABD Savunma Bakanı Mattes oraya gitti. Sonrasında Çin’le beraber olan Vietman Çin’e kafa tutmaya başladı. GRU (Rus İstihbaratı) Bşk. İgor öldü. Kremlin “uzun süredir hastaydı” açıklaması yaptı.
CIA eski başkanı Hayden felç geçirdi. Hayden NSA’in da şefiydi. “PKK devletinin Suriye ve Irak’ta niye olması gerektiğini Türkiye ye anlatmalız” demişti. Baba Bush 94 yaşın da öldü. ABD tarihinde ilk defa 30 gün yas ilan edilirken bayrakları yarıya indirme kararı alındı.
Belçikalı ünlü milyarder yatırımcı Albert Frere, 92 yaşında öldü. O kadar etkindi ki, Avrupa’ya gelen her litre petrol, ürünleri ve pazarını yönetiyordu. Ama Frere hakkında hiçbir yerde detaylı bilgi bulamazsınız. Ölümünden hemen sonra Fransa’da gösteriler başladı. Toplam serveti 6,2 milyar dolar civarında olan Frere, “Belçika’nın en zengin iş adamı” olarak biliniyordu.
ABD’nin 5. filo komutanı Bahreyn’de ölü bulundu. ABD Deniz Kuvvetleri’nin en etkili 5 kişisinden biriydi. Aynı bölgede görevli 1 komutan ve 7 askeri, Japonya’da 2 uçağın çarpışmasında öldü. Bu isimler çok etkin ve proje üreten askerler olduğu ortaya çıktı.
G20 zirvesine gitmek üzere havalanan Merkel’in uçağı arıza yaptı, zor inebildi. Uçak bir anda radardan kayboldu. Korumalarının uydu telefonu ile irtibat sağlanıp kurtuldular.
Macron’a suikast planları çıktı. Çok sayıda tutuklamalar oldu. Birkaç gün sonra sarı yeleklilerin eylemleri başladı. İspanya başbakanına suikast girişimi son anda önlendi. Çok sayıda tutuklamalar oldu..
Rothschild Alman asıllı, İngilizler ile birlikte hareket ediyor. Tony Blair’in Rothschild’in manevi oğlu olduğu iddia ediliyor. Rockefeller Yahudi asıllı ABD vatandaşı. Evanjelistleri destekliyor. Pentagon, Rothschild birinci sırada olmak üzere iki aileye de karşı.
Rockefeller ABD merkez bankasının, Rothschild ise İngiltere merkez bankasının sahibi. ABD’deki FED’in sahibi 8 ailedir. Bu ailelerden dördü ABD’ de, dördü ise ABD dışında yaşamaktadır. ABD’ de yaşayan 4 aile şunlardır; Rockefeller, Goldman Sachs, Lehman Brothers ve Kuhn Loebs ailesi. ABD dışında yaşayan 4 aile ise Rothschild (TheRothschilds of Paris andLondon), Warburg ailesi (Warburgs Bank of Hamburg), Lazard ailesi (TheLazardsBrothers of Paris), veMoses Seifs ailesidir (The Israil Mosses Seifs of Rome).
İKİ AİLENİN FARKI
ROCKEFELLER AİLESİ
Dünyadaki Küresel güçlerin başkanı olarak bilinen, kendisini “Dünya Devlet adamı” ilan eden David Rockefeller, “Dünya imparatorluğu” ve “Yenidünya düzeni” gibi söylemlerin sahibidir. ABD’nin süper güç olarak dünyayı yönetmesinin arka planındaki organizasyonlarda onun ismi geçer.
Türkiye ve Atatürk’le ilgili düşünceleri ilginçtir. Şöyle der:
“Türkiye hakkında biraz daha durmak istiyorum; çünkü dünyadaki en stratejik konumdaki ülkedir ve bizim için çok önemlidir. Nedenlerine gelince: Bir kere Büyük İsrail Devleti topraklarının su kaynaklarının önemli bir kısmı şu anda Türkiye’ye aittir. İkincisi, Müslüman ve demokratik bir ülke olarak bu konuda öncü bir ülkedir. İslamiyet’i yıkmak istiyorsak önce Türkiye’den başlamalıyız. Atatürk yüzünden, planlarımızı yarım yüzyıl ertelemek zorunda kaldık.”
ROTHSCHILD AİLESİ: Aile, İngiliz Kraliyet Saraylarında kralın yaverliğini yapan bir aile olarak ortaya çıkıyor. Rothschildler, 18. yüzyılın sonlarından başlayarak Avrupa’nın çeşitli merkezlerinde bankalar kuran Alman kökenli Yahudi bir aile.
ROTHSCHILD AİLESİ HAZAR TÜRK’Ü MÜ?
Daha ilginç bir iddia var.
Rothschild ailesinin Yahudi inancına sahip Hazar Türkleri’ne dayandığı söyleniyor. Genbilim uzmanı Eran Elhaik’in araştırmasına göre Aşkenaz Yahudilerinin asıl kökeni, Hazar bölgesine yerleşen Türk boyları. Elhaik’e göre bu nüfusun bir kısmı 8’inci yüzyılda Yahudiliğe geçti ve “Hazar Tezi”ni oluşturan göç yollarını kullanarak Avrupa kıtasına doğru ilerledi. Aile büyüklerinden Mayer Bauer, “Rothschild” yani “kırmızı kalkan” anlamına gelen soyadını kullanıyor. Mayer Amschel Rothschild (Mayer Bauer)’in, Almanca ve Lehçe’nin karışımı olduğu söylenen Yiddiş dili konuştuğu söylenir. Rothschild’lerin aile kökleri; Karadeniz ve Hazar denizlerinin kuzey kıyılarında egemenlik kuran Hazar Türklerinin yönettiği Magog’daki bir bölgeye uzanıyor. Bu nedenle Rothschildlerin ve çoğu Ashkenazi Yahudisinin Hazarlardan geldiğini ileri sürülüyor.
Yurtdışında aşçılık yarışmalarında Türkiye’yi temsil eden dünyaca ünlü Türk kadın aşçı Emine Gülşen Sarıcan, Rotschild ailesine ve konuklarına aşçılık yapmış. Anlattıkları ilginç. İsim vermeden aile büyüğünün Türkçe konuştuğunu, parmağında tuhaf arslanlı bir yüzük bulunduğunu, kendisinden soğan çorbası ve mantı yapmasını istediğini, sürekli mangalda ve ızgarada kebap yediklerini söylemişti. Rus uçağının düşülmesinden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in görüşeceğini kimse bilmezken 3 gün önce öğrendiğini, yaşlı aile büyüğünün “Türkiye’ye hiç birşey olmayacak, Erdoğan ile anlaşılacak ve her şey eskisi gibi olacak” dediğini iddia etmişti. İddianın ispata ihtiyacı var, ancak Rothschild ailesinin Türkiye’yi yönelik bakışı, Rockefeller kadar olumsuz değil.
ÇOK KUTUPLU DÜNYA VE ÇİN

Şimdi gelelim Rohtschild ailesi ile Çin ilişkisine.
Sovyetler Birliği-ABD döneminde dünya çift kutupluydu. Sovyetler’in yıkılması ile ABD rakipsiz kaldı ve tek kutuplu dünya süreci yaşandı. Putin’li Rusya’nın yeniden sahneye çıkması ile birlikte dünya önce iki kutupluluğa, Çin. Hindistan, Japonya, Güney Kore, Türkiye, İran gibi ülkelerin ön plana geçmeli ile çok kutuplu dünyaya dönüştü.
Çok kutupluluk demek, ABD’nin (Evangelist/Neoconlar) tek dünya devleti özelliğinin zayıflaması anlamına geliyor. Bu değişime uygun olarak yepyeni bir dünya kuruluyor. “Ekonomi 4.0, toplum 5.0 gibi, z kuşağı” gibi kavramlar hakim oluyor. Yeni dönemin kurum ve kuralları, toplumsal öncelikleri, yaşama bakışları, ekonomik ve finansal araçlar/tanımlar, devlet yönetimleri, din algısı gibi hemen her şey çok farklı olacak.
Rusya, Çin gibi ülkelerin ön plana çıkması ile birlikte küresel yeni projeler de devreye giriyor. Bu projelerin en büyüğü, Çin’in tüm zorluklara rağmen devam ettirdiği “Kuşak ve Yol” projesidir.
Yeni İpek Yolu ile mevcut lojistik imkanlarla bile ulaşılması zor noktalara gidilmesi hedefleniyor. Dev proje kara üzerinden olan hatta ‘kuşak’, deniz üzerinden olan güzergaha ise ‘yol’ dendiğinden ‘Kuşak ve Yol’ adını taşıyor.
Çin Devlet Başkanı Şi de her fırsatta projenin 5 ilkesi olduğunu açıklamıştı:
Parasal dolaşımın arttırılması
Karayolu bağlantılarını geliştirme
Engelsiz ticareti teşvik etmek
Politika iletişimini hızlandırmak
İnsanlar ve toplumlar arasındaki anlayışı artırmak
2013’te projeyi duyuran Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in aktardığı verilere göre “ekonomik kemer” adı verilen demiryolu hattının çevresi 3 milyar kişiye ev sahipliği yapıyor. Hat bu sebepten dolayı dünyanın en büyük “ekonomik piyasası” olarak görülüyor.
Temelde Asya, Afrika ve Avrupa’yı birbirine bağlamayı hedefleyen “Kuşak ve Yol” girişimi kara yolları, demir yolları, limanlar ve enerji nakil hatlarını içeren milyarlarca dolarlık altyapı yatırım projelerini kapsıyor.
Proje ilk açıklandığında hayata geçirilebilmesi için onlarca ülkeye 8 trilyon dolar kredi vereceğini duyuran Çin yönetimi bazı kurumlara projenin ilk yıllarında çoktan milyar dolarlar hibe etti:
İpek Yolu Altyapı Fonu: 40 milyar dolar
Asya Altyapı Yatırım Bankası: 100 milyar dolar
Yeni Kalkınma Bankası: 100 milyar dolar
Hibeler dışında İpek Yolu’nun altyapısı için şu ana kadar 300 milyar doların üzerinde harcama yapan Pekin’in dev projesinin maliyetinin 2027’ye kadar 1,3 trilyon doları bulacağı tahmin ediliyor.
Pekin yönetimi İpek Yolu’na katılma kararı alan İtalya ile geçen ay 2,8 milyar dolarlık 29 anlaşma imzaladı. İtalya, İpek Yolu hattında yerini garantileyen ilk G7 ülkesi oldu.
Yaklaşık 70 ülke projeye ilgi gösteriyor.
TRUMP SİLAH YERİNE PARA İSTİYOR
Çin’in bu tüm zamanların en büyük projesi, klasik ekonomik ve finans dengelerini değiştirecek. ABD’nin savaşçı kanadı projeyi ve Çin’in yükselişini silahla önleme planları yaparken, ABD Başkanı Trump farklı düşünüyor.
Trump her şeye ekonomi mantığı ile bakıyor ve silahlı çatışmaların ekonomik kazanımlara engel olduğunu düşünüyor. 2016 Kasımında herkes Hillary Clinton’un seçileceğine kesin gözüyle bakarken Trump’ın ipi gögüslemesinin temelinde bu sebep yatar.
NEDEN TRUMP
http://www.tuhafsite.net/2016/02/24/neden-trump/
Çin, İran, Rusya ve Türkiye ile çatışıyormuş görüntüsünün arka planında “bir şekilde silahlı rekabetin yönünü ekonomik rekabete çevirme” çabası yatıyor. Dikkat edilirse Trump’ın neredeyse tehdit etmediği ülke yok, ama ciddi anlamda yıkıcı yaptırımlara, askeri müdahalelere başvurduğu söylenemez. 2016’dan bugüne kadar ABD kaynaklı ama tüm dünyayı etkisine alan Trump-Siyonizm savaşına tanık olduk. Bu savaş 2020 Kasım’ına kadar devam edecek.
CFR TRUMP’A KARŞI HAREKETE GEÇTİ
http://www.tuhafsite.net/2017/01/28/cfr-trumpa-karsi-harekete-gecti/
SONUÇ: TÜRKİYE’SİZ OLMAZ
Sonuç olarak; ABD Ticaret Bakanı ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross’un 5 gündür Ankara’da bulunmasını iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerle açıklamak mümkün değil. Kabul etmemiz gerekir ki; Türkiye’nin ekonomik kapasitesi, ABD ile ithalat/ihracat rakamları ABD Ticaret Bakanı’nın 5 gün kalmasını gerektirecek boyutta değil. Kaldı ki, iki bakanın “İlave gümrük vergilerinden ülkemizin muaf tutulması talebimizi paylaştık. Amacımız iki ülke arasında 100 milyar hedefe ulaşmak” gibi afaki açıklamalar için ABD Ticaret Bakanı 5 gün Türkiye’de kalmaz. Bu açıklamaları daha alt düzeydeki yetkililer de yapabilir.
Peki neden 5 gün kaldı? Neden Türkiye’deki ABD’li şirketlerin CEO’ları ve yöneticileri ile bir araya geldi?
Trump, 2020 Kasım ayındaki başkanlık seçimleri sonrasına hazırlanıyor. Bu hazırlık, Çin’in bölgemize gelmesi ile yakından ilişkili. Çin Asya/Pasifik bölgesinin lideri. Rusya Avrasya’nın lideri. Ortadoğu’da ise güvenilir tek ülke Türkiye. Son 17 yıldaki siyasi yapıya bakmayın. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hala güvenilir ve işbirliği yapılması gereken bir ülke.
Bölgemizde İsrail’le geleceğin dünyasında işbirliği yapılamaz. Suudi Arabistan zaten ülke değil. Mısır güvenilmez. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise; jeopolitik önemi, devlet sistemi, Ortadoğu’dan Avrasya’ya, Avrupa’ya kadar etki sahasını genişletme potansiyeline sahip bir ülke.
Yani; çok kutuplu dünyanın önemli aktörlerinden olduğu gerçeği kabul ediliyor. Bu arada Rothschild ailesi ile İngiltere’nin yakınlığını unutmayın. İngiltere’nin, ABD’nin Ortadoğu’daki planlarını alttan alta sabote ettiğini de unutmayın. Ve İngiltere’nin yeniden sahneye çıkarken Türkiye’yi yanında görmek istediğini de unutmayın. İNGİLTERE, ORTADOĞU’DA 1920-2017 FARKINI GÖRMEK ZORUNDA http://www.tuhafsite.net/2017/05/03/ingiltere-ortadoguda-1920-2017-farkini-gormek-zorunda/
Son söz; bu gelişmelerin istikrarlı bir yönetimle sağlanabileceği gerçeğini unutmayın. İç politik değişim/dönüşüm başka bir yazı konusu.