Neler Oluyor

ABD VE BATI SOĞUK SAVAŞA MI DÖNÜYOR?

By Eylül 5, 2014 Ocak 11th, 2019 No Comments

NATO Güvenlik Zirvesinden Rusya tehdidine karşı “Acil Müdahale Gücü” oluşturulması kararı alındı. Bu gelişme ABD önderliğinde Rusya ekonosine karşı başlatılan yaptırımların istenen sonucu vermediğini gösteriyor. Uzmanlara göre ABD ve Batı Rusya stratejisini değiştirmeye hazırlanıyor. Yeni stratejiye göre Gürcistan, Ukrayna gibi Rusya hinterlantındaki komşularında istikrarsızlık ve isyanlar çıkartılacak.

Celal ÇETİN

NATO Genel Sekreteri Rasmussen, “Rusya tehdidine karşı oluşturulan Acil Müdahale Gücü’nün NATO üyeleri tarafından onaylandığını açıkladı. Birleşik Krallık’ın ev sahipliğinde Galler’de gerçekleşen NATO Güvenlik zirvesinden Rusya’ya karşı en büyük yaptırım için karar alındı.

Yaptımlar yetersiz kaldı

Uzmanlara göre Acil Mudahale Gücü kurulma kararı, Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımların yetersiz kalmasından kaynaklanıyor. Rusya’yı ekonomik anlamda güçsüz bırakmak isteyen ABD ve Batı dünyası bu planlarında başarısız oldu. Özellikle Avrupalı şirketler ve Batı ekonomileri zarar görmeye başladı.

Uzmanlara göre ABD ve Batı Rusya’ya karşı strateji değiştirmeye hazırlanıyor. Yeni stratejiye göre Gürcistan, Ukrayna gibi Rusya’nın etkili olduğu komşularında istikrarsızlık ve isyanlar çıkartılacak. Gürcistan ve Ukrayna’da Rusya ulusal menfaatleri gereği askeri müdahale bulundu, ancak ABD ve Batı karşılık veremedi.

ABD herhangi bir Batı ülkesinin tek başına Rusya ile sıcak çatışmaya girmek istemediğini biliyor. Kendisi de sıcak çatışmadan kaçınıyor. Buna karşılık NATO üyesi ülkeleri NATO kapsamında Acil Müdahale Gücüne dahil ederek Rusya’nın karşısına güçlü bir ittifak çıkarmak istiyor.

ABD’nin Rusya’nın sıkıntı yaşadığı bölgelerini iyi tanıyor. Önümüzdeki dönemde bu bölgelerde yeni isyanların çıkması bekleniyor. Rusya isyanları bastırmak istediği zaman NATO Acil Müdahale Gücü ile “barışı sağlama” gerekçesiyle müdahalede bulunabilir.

Bir askeri müdahalenin ABD-Rusya savaşını başlatma ihtimali de güçleniyor. Bu durumda 3. Dünya savaşı da başlayabilir. ABD ve Batı Rusya ile direk savaşmak ve 3. Dünya Savaşı başlatmak istemiyor. Buna karşılık Rusya’ya karşı isyan eden ülkeleri ve grupları “demokrasiyi koruma” gerekçesiyle destekleyebilir, silah desteği sağlayabilir. ABD’nin yeni hedefinin Belerus, Çeçenistan, Kazakistan gibi ülkeler olabileceği belirtiliyor.

Yeni gerilimin adresi Balkanlar mı olacak?

Balkanlar, Hazar bölgesindeki enerjinin Batı’ya aktarımı için kullanılan enerji koridorlarından biri. Enerji yolları demek Amerika ve Rusya’nın rekabeti demek. Öyle ki, bu rekabet Balkanlar’a kurulması öngörülen boru hatlarıyla ilgili antlaşma ve projelere de yansıyor. 2007 yılında Bulgaristan ile Yunanistan arasında imzalanan ve Rus petrolünü Batı’ya aktaracak olan Burgaz-Dedeağaç (TransBalkan) petrol boru hattı antlaşması yapıldı. Bu antlaşmadan yaklaşık birkaç ay sonra Arnavutluk-Makedonya-Bulgaristan arasında imzalanan ve Hazar havzalarındaki petrolü Batı’ya taşıyacak olan Burgaz-Vlore10 antlaşması yapıldı. Bu boru hattı projesini Amerikalı AMBO şirketi üstlendi. Bu proje Amerika için oldukça önemli ve ciddi. Amerika’nın NATO’nun Kosova müdahalesinin ardından Kosova’nın güney sınırında kurduğu, deniz aşırı en büyük ikinci üssü olan ve AMBO boru hattına sadece 20 km uzaklıkta olan Bondsteel kampı bulunuyor. Amerika, henüz bu boru hattının temelleri atılmamışken henüz ortada herhangi bir antlaşma bile yokken 1999 yılında bu boru hattının güvenliğini sağlamak için Kosova’da devasa bir askeri üs kurdu. Rusya’nın Burgaz-Dedeağaç (Transbalkan) projesi de Sovyetler zamanına, 1988′e kadar dayanır. Her iki projede oldukça uzun bir zamandır düşünülen ve ancak 2007 yılında hayata geçirilen projelerdir.

İki farklı enerji hattıyla Balkanlarda karşı karşıya gelen Amerika ve Rusya’nın bu rekabetinde 2013 yılının Mart ayında sürpriz bir gelişme yaşandı ve Bulgaristan, taraf olduğu Burgaz-Dedeağaç (TransBalkan) petrol boru hattı projesinden çekildiğini açıkladı. Bulgaristan, sebep olarak Burgaz halkının çevre duyarlılığını gösterdi. (Aynı halk yine Burgaz’dan geçecek olan Amerikan AMBO projesine tepki göstermemişti. Bu durum Amerika’nın toplum mühendisliği çalışmalarına iyi bir örnek oluşturuyor.) Bu gelişmeyle beraber Balkanlardaki, enerji yolları iddiasını bir anda yitiren Rusya’nın bölge politikalarının radikalleşmesi şaşırtıcı bir durum olmaz. Rusya’nın Kafkasya ve Doğu Avrupa’daki müdahalelerine tekrar bakmamız gerekirse, köşeye sıkışan ya da köşeye sıkıştığını düşünen Rusya’nın, saldırgan bir tavır alarak bölgeye müdahale edip gözdağı verdiğini görüyoruz. Aynı şekilde Balkanlarda da köşeye sıkıştığını ve bölgede hâkimiyetini artırmak bir tarafa tamamen kaybettiğini düşünen Rusya, şayet alternatif bir enerji yolu projesi daha üretemezse her ne kadar Ukrayna ve Gürcistan ayarında olmasa da Balkanlarda askeri bir müdahale de bulunması kuvvetle muhtemeldir. Yukarıda da açıkladığım gibi bu müdahaleyi; Rusya, bölgedeki ‘truva atını’ Sırbistan’ı kullanarak mümkün kılabilir. Sırbistan’ın bölgedeki herhangi bir ülkeye karşı yapacağı askeri bir operasyon veya ufak çaplı bir çatışma bile bölge ülkelerine Rusya’dan bir mesaj taşıyacaktır. Bu mesaj elbette, Doğu Avrupa ve Kafkasya’daki gibi Rusya’nın ‘ben buradayım’ deme şeklidir.

Sırbistan üzerinden Rusya’nın yapabileceği olası müdahale seçeneklerine baktığımız zaman ilk aklımıza gelenler Kosova ve Bosna Hersek olur. Her iki ülkede ciddi bir Sırp sorunu yaşamaktadır. Bosna Hersek Federasyonunda yer alan Sırp Cumhuriyeti zaten özerk statüdedir; Kuzey Kosova ise statüsü halen bile belirsiz olan ayrılıkçı bir bölgedir. Ancak konjonktüre baktığımızda bu iki ihtimalden Kosova’nın olası bir Rus müdahalesine daha elverişli olduğunu görüyoruz. Her şeyden önce Bosna Hersek oldukça bölünmüş, düzensiz ve istikrarsız bir ülke olsa da Uluslararası Antlaşmalarla sınırları ve yönetimi belirlenmiş, Sırbistan ve Rusya tarafından da kabul edilmiş bir ülkedir. Kosova’nın ise statüsü halen pek çok ülke tarafından kabul görmemektedir. Kosova’nın uluslararası arenada vaziyeti daha belirsizdir. Bosna Hersek ciddi bir Sırp sorunu yaşadığı gibi topraklarının yüzde 49′u gibi büyük bir bölümü de Sırp Cumhuriyeti’ne dahildir.

Vaziyet böyleyken, olası bir Bosna Hersek müdahalesiyle Balkanlarda ciddi bir siyasi değişiklik ve bölünme yaşanacaktır. Rusya bu müdahaleyi yakın gelecekte yapamaz. Gelgelelim Rusya’nın istediği de böyle ani ve büyük bir bölünme yaşatacak cinsten bir müdahale değildir. Zira Rusya’nın öncelikli hedefi bölge ülkelerine mesaj vermektir, bu ülkeleri yutmak değil. Kosova’yı, Bosna Hersek’ten öncelikli kılan bir diğer durumda Kosova’daki ciddi Amerikan varlığı ve bu Amerikan varlığının enerji yollarına yakınlığıdır. Amerika’nın Güney Kosova’daki devasa üssü hem bölgedeki Amerikan yapılanmalarına hem Kosova’ya hem de enerji hatlarına güven vermektedir. Kuzey Kosova’ya olası bir Rus müdahalesinden sonra bölge halkları tarafından Amerikan varlığı ve gücü tartışma konusu olabilecektir. Amerika’nın bölgede yalnız olmadığını gösterecektir. Bu operasyon, alternatif enerji hatları için Rusya’nın elini güçlendirecek ve enerjide oluşan bölgesel tekeli kırabilecektir. Zaman içerisinde bölgede Amerikanvari kamuoyu görüşünün zayıflaması bile muhtemeldir.

Olası bir Kosova operasyonunun bölgesel ve küresel anlamda Rusya’ya pek çok getirisinin olacaktır. Elbette ki, Gürcistan ve Ukrayna müdahaleleriyle bilhassa batı ülkelerince sert bir şekilde eleştirilen Rusya, olası bir Kosova operasyonuyla daha fazla ve daha şiddetli eleştirilere hedef olacaktır. Tabi bu operasyon hemen yarın olabilecek bir şey değildir. Rusya’nın Gürcistan müdahalesinden sonra 6 yıl bekleyip Ukrayna’ya müdahale ettiği bir kez daha hatırlatalım. Rusya’nın şuan için balkanlara müdahale etmemesinin başlıca sebepleri var.

Öncelikle, Ukrayna krizi halen bitmedi ve kısa vadede bitecek gibi gözükmüyor. (Krizin sürece yayılıp Rusya’nın lehine çözüleceği mantıklı bir öngörü olur.) Ayrıca, şuan ki Sırbistan yönetimi AB yanlısı bir politika izliyor. Sırp politikacılarının, AB kapısından umduğunu bulamayıp geri dönmesiyle radikalleşeceği muhtemel. Batı’ya halen kuşkuyla bakan Sırp toplumu, Slav akrabaları olan Rusları ezeli dost olarak gördüğünü hatırlatalım. Sırp kamuoyu ve siyaseti, Rusya’nın istediği zamanda istediği ayara gelmesiyle Rusya tarafından kullanılabilir olacaktır. Rusya’nın şuan için beklemesinin bir diğer sebebi de, olası alternatif enerji hattı arayışlarının bitmemiş olması.

Nihayetinde olası bir operasyonun amacı enerjiye hatlarına dönük olacaktır. Sanıldığının aksine dış politikada Rusya, saldırgan olmaya çalışan değil; saldırmak zorunda hisseden bir ülkedir ve kendisine göre mantıklı, haklı sebepleri var. Rusya, bölgede alternatif bir enerji hattı projesi oluşturabilirse bu operasyona kısa vadede ihtiyaç kalmayacaktır. Aksi takdir de, Ukrayna’dan sonra keleşlerin bir sonraki adresi muhtemelen Kosova olacaktır.