Öcalan, “Kürt nüfusu ikiye katlanırken Türkler yerinde sayıyor ve Kürt nüfusunun Türk nüfusunu aşması işten bile değil” demişti. Kuzey Irak Kürtlerinden bir grup, “Eskiden Mersin üzerinde denize açılan bir Kürdistan istiyorduk artık vazgeçtik. Çünkü siz Türkler sayesinde Anadolu 1000 senede Türkleşti, Biz 100 senede Kürtleştirebiliriz” açıklamasında bulunmuştu. 2014 yılında Ortadoğu bölgesinde 1’inci Kürt devleti inşa edilirken, 2’nci Kürt devleti için hazırlıkların sürdürüldüğü görülüyor.
Celal ÇETİN
PKK ile müzakere-mütareke ve kirli barış süreci çerçevesinde Kürtler’in anayasal statüsü, eyalet modeli konuları AKP Hükümeti ve müzakere ortağı PKK tarafından gündeme getirilirken kaçınılmaz olarak tartışma konusu olan hususlardan birisi de Kürtler’in Türkiye’de nüfus içindeki oranıdır.
Esasen bu konunun stratejik ve sonuç alıcı boyutunu, Öcalan’ın İmralı Tutanakları’ndan çıkarılan konuşmalarında; “2030’da Kürt nüfusu Türk nüfusunu geçecek. O zaman herşey kendiliğinden hallolacak” dediği, tutanakların açıklanmayan bu bölümünü ele geçiren Prof.Dr.Özcan Yeniçeri tarafından açıklandı.
Abdullah Öcalan ve PKK tarafından sürdürülen “demografik savaş” diyebileceğimiz bu strateji yeni değil.
Abdullah Öcalan 1989’da şöyle demişti:
“Kürt nüfusu ikiye katlanırken Türkler yerinde sayıyor ve önümüzdeki 2000’li yıllara doğru Kürt nüfusunun Türk nüfusunu aşması işten bile değil.
Bu çok önemli.
Nasıl bir dönem Türkler doğudan Rum asıllı Anadolu’ya doğru akıp halkı Rum olan devlet içinde yer aldılarsa, hem de saldırı ruhuyla bu topraklarda kendilerine yer açtılarsa, biraz daha değişik olsa da benzer bir tarzda Kürtler’in akışı var.
Gene doğudan batıya. Şimdiden İstanbulları biliyorsunuz. İzmirler, Adanalar milyonlarca Kürt’e sahip. Hem de en aktif en dinamik kesimler…Türkler ise biraz rehavette!
Şehir yaşamı, tüketim toplumu, gevşekliğe, tembelliğe ve savaş kabiliyetinin zayıflamasına yol açmakta.”
Nüfus artışının doğal sürecin dışına taşarak etnik bir silah olarak kullanılması hususu örgüt etkisine girmiş vatandaşlar arasında konuşulmanın ötesinde basına dahi açıklanan bir olgu haline geldi.
The Economist dergisine açıklama yapan Diyarbakır ili Sarıdal köyü muhtarı, iki eşli 13 çocuklu Abdülkadir Sümer “görevim, Kürt nüfusunu artırmaktır” demişti.
Öcalan’ın “ya silaha ya da karına sarıl” şeklinde ifade ettiği Türkiye’yi işgal edilecek bir coğrafya olarak gören ve demografik savaş açan bu açıklamasını sadece PKK ile sınırlamak mümkün değil.
Molla Barzani’den başlayarak Irak’taki Kürtçü hareketin de ikinci hedefi Türkiye oldu.
Molla Barzani’nin 26 Eylül 1966’da Yeni İstanbul gazetesinde manşetten verilen söyleşisinde şöyle deniyor: “Barzani: ‘İkinci hedefimiz Türkiye’dir’dedi…”
2011’de Türkiye’yi ziyaret eden Kuzey Iraklı resmi bir grup, Ankara’da bir düşünce kuruluşunda yaptığı toplantıda “Eskiden Mersin üzerinde denize açılan bir Kürdistan istiyorduk artık vazgeçtik. Çünkü siz Türkler Anadolu’yu 1000 senede Türkleştirdiniz, Biz 100 senede Kürtleştirebiliriz”açıklaması demografik savaş anlayışının Barzani çizgisinde de hakim olduğunu gösteriyor.
Yıllara göre Türk-Kürt nüfus dengesi
Yıllar Türk (yüzde) Kürt (yüzde) Diğerleri (yüzde)
1982-1990 85 12 3
1991-1992 80 17 3
1993-2008 80 20 –
2009-2013 70-75 16 7-12
ABD, “Kürt kartını yeterli ölçülerde oynandığını ”Sessiz sedasız yürütülen hristiyan azınlıklara vakıf mallarının iadesi politikasının sujesini oluşturan azınlıklara “diğerleri” başlığı altında bir oran oluşturma stratejisinin yürürlüğe konulduğu anlaşılmaktadır.
CIA kaynaklarına göre toplam nüfus ile artış oranları:
Yıllar Türk yüzde Kürt (yüzde) Diğer (yüzde) Toplam Nüfus Artış oranı
1982 85 12 3 48.105.000 2.2
1984 85 12 3 50.207.000 2.1
1985 85 12 3 51.259.000 2.1
1986 85 12 3 51.819.000 2.3
1987 85 12 3 52.987.778 2.23
1989 85 12 3 55.355.831 2.1
1990 85 12 3 56.704.327 2.2
1991 80 17 3 58.580.993 2.2
1992 80 17 3 59.640.143 2.1
1993 80 20 0 60.897.841 2.07
1994 80 20 0 62.153.898 2.02
1995 80 20 0 63.405.526 1.97
1996 80 20 0 62.484.478 1.67
1997 80 20 0 63.528.225 1.64
1998 80 20 0 64.566.511 1.06
1999 80 20 0 65.599.206 1.57
2000 80 20 0 65.666.677 1.27
2001 80 20 0 66.493.970 1.24
2003 80 20 0 68.109.469 1.16
2004 80 20 0 68.893.918 1.13
2005 80 20 0 69.660.559 1.09
2006 80 20 0 70.413.958 1.06
2007 80 20 0 70.413.958* 1.06
2008 80 20 0 71.892.808 1.013
2009 70-75 18 7-12 76.805.524 1.312
2010 70-75 18 7-12 77.804.122 1.272
2011 70-75 18 7-12 78.785.548 1.235
2012 70-75 18 7-12 79.749.461 1.197
2013 70-75 18 7-12 80.694.485 1,16
Bu rakamlar ve Kürt yayılmacılığının etkili isimlerinin açıklamaları, bir büyük planın adım adım uygulandığını gösteriyor.
2014’te Ortadoğu’da birinci Kürt devleti inşa edilirken, ikinci Kürt devleti için hazırlıkların sürdürüldüğü görülüyor.
Muhtemel öngörülere göre Türkiye, Suriye ve Irak’tan alınacak bölgelerle 1’inci Kürt devleti kurulacak. Bu devlet, asıl hedef olan Büyük Kürdistan’ın temeli olacak.
2030 sonrası, Kürt nüfusunun Türk nüfusunu geçmesi ile birlikte bugünün Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Büyük kürdisan’a dönüşecek. Bölgede 22 ülkenin sınırlarının değiştirilmesine yönelik planları da gözönüne alırsak, 2030’a kadar Irak, Suriye, Lübnan gibi ülkeler kalmayabilir. İstanbul’dan Van’a, Sinop’tan Mersin’e Kürtleştirilmiş büyük bir Anadolu coğrafyasının Suriye, Irak, Lübnan coğrafyasına doğru yayıldığını düşünelim. Tabii 1’inci Kürt devleti ile 2’nci Kürt devleti arasındaki sınırları kaldıracak ve Büyük kürdistan oluşturulacak.
İsrail ile komşu olacak Büyük Kürdistan’ın başkentinin Tel Aviv olacağını ise söylemeye bile gerek yok.