Cumhurbaşkanı Erdoğan – F. Gülen kavgası kişiselleştirildi. Erdoğan NATO zirvesinde “Obama ya sınırdışı etsin veya bize iade etsin” diyeceğini açıkladı. Ancak kişisel kavgaların uluslararası platformlarda dile getirilmesi ve pazarlık konusu yapılması tehlikeli sonuçlar doğurabilir.
Celal ÇETİN
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kişiselleştirdiği Gülen ile kavgası uluslararası platformlara taşındı. Erdoğan NATO zirvesinden ABD Başkanı Obama’dan Fethullah Gülen’i ya sınırdışı etmesini ya da Türkiye’ye iade etmesini isteyeceğini açıkladı.
Uluslararası gözlemcilere göre ulusal konuların veya kişisel kavgaların uluslararası platformlarda dile getirilmesi ve pazarlık konusu yapılması ileride tehlikeli sonuçlar doğurabilir. Uzmanlara göre ABD, “tamam sana vereyim Gülen’i, ama sen de bana şunu şunu vereceksin, benim işin bunları bunları yapacaksın” derse ve bu talepler Türkiye’nin milli menfaatlerine aykırı olsa, Erdoğan ne yapacak?
Uluslararası ilişkilerde daimi dostluk veya daimi düşmanlık olmadığını hatırlatan uzmanlara göre ulusal menfaatlere göre ilişkilerin niteliği değişkenlik gösteriyor. Özellikle ABD karşılığını fazlasıyla almadan hiçbir adım atmaz.
IŞİD’e karşı koalisyon kurulması, Rusya’ya karşı Acil Müdahale Gücü oluşturulması gibi büyük planların odağında Türkiye bulunuyor. Bu planların Türkiye’nin milli menfaatlerine uygun olup olmadığı bilinmiyor.
IŞİD’le savaşta sadece hava operasyonlarının yeterli olmadığını bilen ABD, bir kara harekatında öncelikli olarak Türk Ordusu’nu IŞİD’in karşısına çıkaracak.
Öte yandan Rusya’ya uygulanan ekonomik yaptırımlar Türkiye’yi de etkilemeye başladı. Rusya ile enerji, inşaat gibi önemli alanlarda güçlü işbirliği yapan Türkiye ABD’nin baskılarına dayanabilir mi? “Ya ben ya Rusya” şantajı ile karşılaşması durumunda Türkiye hangi tarafı tercih edecek?
Köşeye sıkışmış ülke konumunda bulunan Türkiye Fethullah Gülen’in iadesi karşılığında ABD’nin taleplerine karşı koyabilecek mi?
Bu soruların cevapları geleceği de şekillendirecek.